7 Aralık 2016 Çarşamba


Küp Vineyards

Beşi Bir Yerde / Chardonnay – Sultaniye – Emir – Narince – Sauvignon Blanc


5 beyaz üzümün  kupajından oluşan Türkiye  için  önemli  ilklerden

Burunda; karmaşık aromalara sahip, kızarmış ekmek ve yeşil tropikal meyve çağrışımları alınıyor. Damakta; yoğun meyveli etkisi ile belirgin ve asidite dengeli. Bitişte içerisindeki 5 üzümünde özelliklerini aramak heyecan verici.

Yemek Uyumu: Izgara balıklar, tava ve kızartma  deniz mahsulleri , krema soslu  makarnalar, ızgara  beyaz etler.
www.kupsarap.com
#kupvineyards  #beşibiryerde
#turkishwine  #wineporn #winelovers
#winerytour  #winetasting #wine #instawine #instafood  #denizli
#cherguvan #chardonnay #sultaniye #emir #narince #sauvignonblanc #bekilli #food 

#sarapseverler  #aegean #whitewine  #winetime  #winestyle  #şaraprehberi #chefs 

#gastronomy  #вино  #葡萄酒  #ワイン




18 Kasım 2016 Cuma

Eyvah masaya şarap mı söyledin?

Önemli yeme içme mekanlarımız bir biri ardına kapanıyor. Yeme içme sektörü küçülüyor. Yeme içme sektöründeki bu gelişmeler bu sektörle alım-satış ilişkisi içinde bulunan 153 farklı sektörü de olumsuz etkiliyor.


Eyvah masaya şarap mı söyledin?

Yazının devamı için linki tıklayabilirsiniz.

Dünyanın alkol tüketimi hangi yönde seyrediyor?

“Türkiye’de alkollü içki tüketiminde seçimler ne yönde” diye sormuştuk. Şimdi isterseniz aynı soruyu Dünya için soralım. Dünya nüfusu 7 milyar 44 milyona ulaşırken alkollü içki tüketimi hangi yönde seyrediyor?


Dünyanın alkol tüketimi hangi yönde seyrediyor?

Yazının devamı için linki tıklayabilirsiniz.


Şarabın bira ile rövanşı
Devletin denetim pulu uygulaması kayıt dışından kayıt içine geçişi hızlandırınca, önümüze çıkan rakamlar şarap üretiminde  son 7 yılda bir artışa işaret ediyor. Şarap sektöründe kaliteli dokunuşlar, butik üretimin artışı bunu ne yönde etkiledi? Ülkemizde şarap üretimi arttı mı, bu sadece bir  illüzyon mu?


Şarabın bira ile rövanşı

Yazının devamı için linki tıklayabilirsiniz.

Alkollü içki tüketiminde Türkiye’nin seçimi hangi yönde?

Nüfusun 78 milyon olduğu Türkiye’de alkollü içki tüketiminde seçimler ne yönde, ülkemizin gönlü alkol tüketiminde hangi içeceğe kayıyor? Biracı mı, şarapçı mı, rakıcı mı?


Alkollü içki tüketiminde Türkiye’nin seçimi hangi yönde?

Yazının devamı için linki tıklayabilirsiniz.

Şaraptan 1 milyar USD’lik ihracat artık romantik bir hayal değil!

Türkiye dünyanın beşinci bağ ülkesi. Bizim önümüzde yer alan ve ilk dört sırayı paylaşan İspanya, Fransa, İtalya ve Rusya şarap alanında da dünya sıralamasında yer bulurken, Türkiye yüzde 0, 12’lik üretimi ile bu sıralamaların hiç birinde kendine bir yer bulamıyor. Bağ ülkeleri sıralamasına 9’uncu olabilen 18 milyon nüfuslu Şili, 20 yılda devlet politikası ile Dünya’nın 7’inci şarap ülkesi konumuna geldi. Şili’nin şaraptan kazandığı ihracat geliri 1 milyar 500 bin USD

Şaraptan 1 milyar USD’lik ihracat artık romantik bir hayal değil!

Yazının devamı için linki tıklayabilirsiniz.

17 Kasım 2016 Perşembe


Arcadia Vineyards - A Serisi
Her yıl rekoltenin en zarif, en derinlikli ve zengin kırmızılarının değerlendirildiği seri olarak üretiliyor.
Arcadia A Serisi Cabernet Franc
Arcadia A Cabernet franc, zengin kokular ve zarif aromaları ile eşsiz bir kırmızı sek şarap.
Burunda meyvemsiliği ile öne çıkan A Cabernet franc, yaban mersini ve tatlı baharat kokuları ile burunda bitter çikolata, olgun kırmızı meyveler ve meyankökü tatları ile ise damakta zenginleşiyor. 12 ay Fransız meşe fıçıda olgunlaştırılmıştır.
Arcadia A Series – rich and structured
Arcadia A Series Cabernet Franc
Gorgeously scented, with lovely aromas of blueberry and sweet spice. Very concentrated, with dense but plush and lovely bright freshness. A really seductive, expressive example of Cabernet franc. 


#arcadiavineyards  #miraclewine #cabernetfranc  #wineporn #winelovers #sarap  

#bakuchahotelandspa #winerytour  #winetasting #wine #instawine #instafood  

#trakyabagrotasi #instagood #instadaily #instatravel #instaturkey  #yemeiçme #food 

#sarapseverler  #instaart #redwine #winetime #cherguvan #вино #葡萄酒
#ワイン  #κρασί #şaraprehberi



21 Ağustos 2016 Pazar

ALMANYA'NIN EN ÜNLÜ ŞARAP FESTİVALLERİ

Mosel Şarap Festivalleri (Nisan – Eylül)
Baharın başlangıcından eylüle kadar devam eden festivallerde, lokal yiyecekler ve şaraplar parti atmosferinde sunulur. Mosel Vadisi, nehirden başlayıp dağların tepelerine kadar uzanan üzüm bahçeleri ile doludur. Bu yüzden bölgede festivaller hiç bitmez. 
Her hafta bir kasabada şarap festivali vardır.Mosel_sarap_festivali


Assmannshausen Kırmızı Şarap Festivali (Assmannshausen in Red/ 20 Haziran)

Assmannshausen, siyah üzümleri ile ünlü bir bölgedir. Bir günlük bu festivalde, şaraplar tadılır, yerel yiyecekler yenir ve eğlenceler düzenlenir.

International Bierb0rse













Stuttgart Şarap Festivali (Stuttgarter Weindorf – Ağustos)

Geleneksel olarak yapılan festivalde, bölgede üretilen şarap ve biralar sergilenir. Festivalde ayrıca, bölgedeki zanaatkarların el yapımı ürünleri de sergilenir.

stuttgarter-weindorf



Rüdesheim Şarap Festivali (Ruedesheimer-Weinfest/ 14 – 17 Ağustos)

Küçük Ren Nehri’nin sevimli ve güzel şehri Ruedesheimer’de düzenlenen bu festival, bölgedeki şarapların yanı sıra geleneksel yiyeceklere de ev sahipliği yapar. Şehrin ana caddesinde yapılan festivalde, bir yandan şarabınızı yudumlarken, bir yandan da Ren Nehri ve yamaçlardaki bağların muhteşem manzarasını seyredersiniz.

Ruedesheimer-Weinfest



Stuttgart Şarap Köyü (Stuttgarter Weindorf/ 26 Ağustos – 7 Eylül)


Almanya’nın en büyük ve en güzel şarap festivallerinden biridir Stuttgarter Weindorf. Ağustos sonundan eylülün ilk haftasına kadarki sürede Stuttgart adeta bir şarap köyüne dönüşür. Festival kapsamında, 120 tane dekoratif şarap çardağı kurulur ve bu çardaklarda Trollinger, Riesling, Kerner, Müller-Thurgau, Schwarzriesling, Ruländer, Schillerwein, Lemberger ve Weißherbst bölgelerinden 250 çeşit şarap sunulur. Bu arada bölgesel yiyeceklerden de tatma şansı bulursunuz. Panayırvari değildir, yüksek sesli müzik çalınmaz. Daha sakin ve huzurlu bir festivaldir.

Stuttgarter Weindorf

Aachen Şarap Festivali (Aachen Weinfest/ Ağustos)

Kuzey Ren’de bir Westphalia şehri olan Aachen, kaplıcaları ve şifalı suları ile ünlü 1000 yıllık bir Roma kaplıca şehridir. Bu güzel şehir, Rhineland Palatine bölgesinde üretim yapan 20 şarap üreticisinin 400’den fazla şarabının sergilendiği festivale ev sahipliği yapar. Festival güzel müzikler, güzel şarap, güzel yemekler ve harika atmosferiyle hem yerel halk, hem de turistler tarafından yoğun şekilde ziyaret edilir.

Aachen Weinfest


Mainz Şarap Festivali (Mainzer Weinmarkt/ 27 – 30 Ağustos ve 3 – 6 Eylül)

Mainz Şarap pazarı yılda 500 bin kişinin akınına uğrar. Festivalde, kentteki parkları dolaşıp şaraplardan ve lokal yiyeceklerden tadıp, el sanatı ürünlerden satın alabilirsiniz. Festival boyunca her zevke hitap eden müzik bulmak mümkündür.
Minolta DSC

Bernkastel-Kues Şarap Festivali (Weinfest der Mittelmosel/ 3 – 6 Eylül)

Almanya’nın en ünlü şarap üretim bölgesi Mosel’in en popüler şarap festivalidir. Ziyaretçiler, Landshut Kalesi’nden ateşlenen havai fişekleri ilgiyle izlerler.

Weinfest der Mittelmosel


Frankfurt Rheingau Şarap Festivali (Rheingauer Weinmarkt/ 2 – 11 Eylül)

Frankfurt’ta düzenlenen tek şarap festivalidir. Festivalde, Rheingau bölgesinin şarap tüccarları 600 çeşit şarabı görücüye çıkarırlar. Frankfurt’un restoran ve gıda dükkanlarının yoğun olduğu Fressgasse bölgesinde yapılan festival, eşsiz şaraplara ev sahipliği yapar.

Rheingauer Weinmarkt

Kaynak : Bak yoldasın işte - www.yoldasin.com


15 Aralık 2015 Salı




TÜRKİYE ÜZÜMDEN NEDEN PARA KAZANAMIYOR?

Dünya üzüm üretiminde ilk 5 arasında yer alan Türkiye aynı başarıyı katma değerli ihracatta gösteremiyor. Fransa kendi bağlarından şarap üreterek ihracatta 8,5 milyar dolarlık bir değer yaratırken, Türkiye'nin yarattığı ihracat değeri ise sadece 7 milyon dolar.

Türkiye üzümden neden para kazanamıyor?




Üzüm hasadı sona erdi.

Birçok tarımsal üründe olduğu gibi üzümde de Türkiye, üretimde hatırı sayılır bir noktada. Dünyada üzüm üretiminde ilk 5 ülke arasında yer alıyoruz.
Ancak üretimdeki başarıyı maalesef katma değer yaratma ve pazarlamada gösteremiyoruz.
Üzümü yetiştirip ya taze haliyle yaş olarak ya da güneşte dinlendirip kuru olarak satıyoruz. Ötesine geçemiyoruz.
Çünkü Türkiye'de katma değer yaratan bir tarımsal üretim iklimi henüz oluşturulamadı.

Ürünü ham haliyle olduğu gibi satmaya çalışıyoruz ama Türkiye'nin tarımsal üretimde sadece yatay büyüme şansı pek kalmadı. Bir sonraki adım olan dikey büyümeye geçmemiz lazım. Yani bilgiye, teknoloji üretmeye ve Ar-Ge'ye daha fazla odaklanmak zorundayız.  İşte o zaman ortaya katma değerli ürün ve marka çıkar. Ve işte o zaman Türk çiftçisi gerçekten para kazanmaya başlar. 
Ne demek istediğimizi bağcılık tarafından vereceğimiz örnek bir hikaye ile daha net şekilde ortaya koyalım.
Hikayenin kahramanı Selendi Bağları sahibi Akın Öngör... Yıllarca finans sektöründe hizmet vermiş duayen bir bankacı. Emeklilik kararı aldıktan sonra tarıma merak salmış. Hobi olarak başlayan uğraş zamanla profesyonel bir işe dönüşmüş.
Organik üzüm yetiştiriciliğine merak salan Akın Öngör, bu işe girmeden önce ciddi bir fizibilite çalışması yapmış. Üzümü yetiştirmekten de öte nasıl değerlendireceğine yönelik uzun çalışmalar yapmış. Başta Fransa, İspanya, İtalya, Arjantin ve ABD olmak üzere farklı ülkelerdeki üzüm bağlarını ve şarap üretimine yönelik incelemelerde bulunmuş.
Doğa ile mücadele halindeki tarımın zorluklarını öngördüğü için işe çok da romantik yaklaşmak istememiş. Ciddi bir yatırım safhasından bahseden Öngör, her gün yeni şeyler öğrenmeye devam ettiğini ifade ederek, “Teknik altyapıya sahip olmadan ve teknolojiyi kullanmadan doğa ile mücadele etmek çok zor. Dünyada bu alandaki gelişmeleri yakından takip ederek, örnek ve başarılı uygulamalardan ders çıkarıyoruz” diyor.
Buraya kadarki yatırım ve üretim aşamasında tüm zorluklara karşın her şey yolunda gözüküyor. Gelelim Akın Öngör'ün bundan sonraki hikayesine..
İşte hayal kırıklığı bundan sonra başlıyor...
Türkiye'nin dünyada beşinci büyük üzüm üreticisi konumunda olduğunu ve bunun muazzam bir potansiyel anlamına geldiğinin altını çizen Öngör, ürettiğimiz üzümlerden katma değer olarak aldığımız payın çok küçük olduğunu hatırlatıyor.
Gelin Türkiye'nin bu alanda elindeki fırsatı nasıl kaçırdığını ya da başka bir deyişle diğer ülkelerin fırsatı nasıl dövize çevirdiğini Akın Öngör'den öğrenelim: “Türkiye'nin aksine bizden biraz daha büyük üretime sahip bazı ülkelerin yarattığı katma değerler dudak uçuklatacak paylara sahip. Türkiye yaklaşık 505 bin hektar alanda üzüm üretirken, Fransa 805 bin hektarda üretim yapıyor. Fransa ihracat tarafında 8,5 milyar dolarlık bir değer yaratmış. İtalya 5,3 milyar dolarlık bir ihracat değerine sahip. İspanya 2,4 milyar dolar, Türkiye'nin üçte biri kadar üretim gerçekleştiren Avusturya bile 2,2 milyar dolarlık bir ihracat yaratmış durumda. Türkiye'nin yarattığı ihracat değeri ise sadece 7 milyon dolar.”
Evet yanlış okumadınız. Rakamlar arasındaki uçurumu ifade etmek için dağlar yetersiz kalabilir. Hepsi milyar dolar, Türkiye'ninki ise milyon dolar seviyelerinde.

Bunun nedenini ise şu sözlerle anlatıyor Öngör: “Biz üzümden yapılan şarabı satmak istemiyoruz. Alkollü bir içkidir diye onun yapımını, tanıtımını, dağıtımını kısacası şarabın kendisini cezalandırıyoruz. Mevzuat buna uygun. Bu ülkeler şarap ihraç ederek katma değerini yükseltiyor. Bu alanda sanayinin gelişmesini desteklemek yerine engellemeye başlayınca katma değeri düşüyor. Halbuki katma değeri yüksek bir ürün olarak Türkiye bu ürünü çok daha iyi şekilde değerlendirebilir.”
İşte bu noktada yine akla tarım politikalarına genel bakış açısı geliyor.
Tarım, gıda güvenliği açısından çok kritik önemde bir alan. Bunu her fırsatta söylüyoruz ama misyonu sadece bununla sınırlı değil. Aynı zamanda ekonomik ve stratejik açıdan da önemli bir sektör.
Tarım politikalarının artık bu bakış açısını yansıtması gerekmiyor mu?


irfan donat

@irfandonat


Bloomberg HT Televizyonu Editörü. Ekonomi, Tarım sektörü, Su ve Gıda Güvenliği takipçisi. Yenilenebilir enerji destekçisi. GDO karşıtı.
Businessht

30 Ekim 2015 Cuma

EKONOMİ
İtalya şarapta Fransa’yı geçti

Avrupa Birliği tarafından açıklanan verilere göre 
İtalya dünyanın en büyük şarap üreticisi unvanını Fransa’nın elinden aldı.


Mevsim koşullarının Akdeniz yarımadası çevresinde Alplerin diğer kıyısına oranla daha ılıman geçmesi, İtalya’da üzüm hasatının daha fazla olmasına yol açtı.
İtalya, şarap üretimini bu yıl geçtiğimiz yıla göre yüzde 13, son beş yılın ortalamasına göre de yüzde 5 artırdı. 2015 yılı toplam üretimi 48.8 milyon hektolitre oldu.
İtalya’nın ardından Fransa yer alırken İspanya dünyanın en fazla şarap üretilen üçüncü ülkesi oldu.
Mevsim şartlarının Fransa’nın şarap üretiminde yüzde 1 gerilemeye neden olduğu belirtiliyor.
2015 yılında en fazla şarap üreten İtalya, Fransa ve İspanya’yı sırasıyla Almanya, Portekiz ve Romanya takip etti.
Avrupa Birliği’nde en az şarap üreten ülke İngiltere oldu.
Avrupa dışındaki şarap üreten ülkelerden ABD, Arjantin, Avustralya, Güney Afrika, Çin ve Şili sıralamada 10 ve 25 milyon hektolitre arasında değişen miktarlarla İspanya ile Almanya arasında sıralanıyorlar.

15 Ekim 2015 Perşembe



Vergi yoksa bandrol de yok!


Vergi borcu nedeniyle ticaret yasaklanır mı? Elbette yasaklanamaz. Yasaklanmamalı. Ama ne yazık ki bunu da gördük. Bir sektör için doğrudan olmasa bile dolaylı olarak bu yasak getirildi. 



Nasıl mı? Gelin kısaca özetleyelim. Mart 2015’te bir tebliğ yayımlandı: 8 Seri Numaralı Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği’nde (Sıra No: 1) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ. Bu tebliğ ile tütün mamulü ve alkollü içki üretimi yapan firmaların 5 bin TL’yi aşan ÖTV borcu olması halinde bunlara bandrol verilmeyeceği söylendi. Yapılan düzenlemeler gereğince bu firmaların bandrol olmadan satış yapmaları mümkün değil. Yani vergi borçları varsa, ticarete devam edebilmeleri mümkün değil.

Kayıt dışına teşvik! 
Tebliğ 1 Eylül’de yürürlüğe girecekti. Daha sonra çıkan bir tebliğ ile düzenlemenin yürürlük tarihi 1 Ocak 2016 tarihine ertelendi. 
Sektör vadeli çalışıyor. Çok yüksek tutarda ÖTV tahakkuk ediyor. İzleyen ayın 15. gününe kadar müşteriden tahsil edilmeyen bu ÖTV’nin ödenmesi gerekiyor. Yoksa bandrol alınamayacak, faaliyet sürdürülemeyecek. 
Bu düzenleme, anayasa ve rekabet hukukuna aykırı. Bunun da ötesinde, sektöre kayıt dışılığı teşvik ediyor. Bunun yaratacağı sorunlar ise çok büyük olur. Borcu olan bir işletmenin borcunu ödeyebilmesi, faaliyetine devam edebilmesine bağlı.


Sıkıntılı yaptırım! 
Kaçakçılığın yoğun olarak yaşandığı bu sektörü kayıt altına alabilmek için çalışma yapılması gerekirken, “borcu olana bandrol yok” şeklindeki bir anlayış, kaçak sigara ve alkollü içki satışını yaygınlaştırmanın ötesinde bir işe yaramayacaktır. 
Devletin vergi alacağının takip ve tahsil yolları belli. Borç için teminat istenebilir, kanunda hüküm altına alınan cebri tahsil yöntemleri uygulanabilir. Ancak, “vergi yoksa bandrol de yok” şeklinde bir anlayış, vergi tahsil yöntemi olarak kullanılamaz. Bu anlayış, anayasa, Türk Ticaret Kanunu, rekabet hukuku ve vergi mevzuatı açısından sakatlıklar taşımakta. Bu düzenleme değiştirilmezse sektör yok olacak, kayıt dışı, yok olan sektörün yerini dolduracak, nihai olarak da ÖTV gelirleri azalacaktır. Ayrıca Türkiye’nin dört bir yanından emek, barış ve demokrasi taleplerini haykırmak için Ankara’da bir araya gelenlere yapılan bombalı saldırıda yaşamını yitiren 100’ün üzerindeki vatandaşımızın ailelerine, sevenlerine şahsım ve başkanlığını yaptığım İSMMMO adına başsağlığı dilerim. Yüzlerce vatandaşımızın da yaralandığı hain saldırıya karşı barışın sesinin daha çok yükseltilmesi için toplumumuzun sağduyulu yaklaşımına büyük ihtiyaç duyulmaktadır.


Yahya Arıkan / Cumhuriyet Gazetesi

Üzüm bağlarının verimliliğini artıran akıllı robot

“Bu küçük robot 45 derece eğimli arazilere bile tırmanıp üzüm bağlarının haritasını dahi çıkarabiliyor. Bu aygıtı icat edenler bu durum...