23 Şubat 2011 Çarşamba
Bütün büyü, renk, koku ve tat bu %3’te gizlidir.
Şarap fermante olurken %75’i su, %22’si şekerden oluşan üzümün, %85 su %12 alkol içeren şarap haline dönüşür. Bu üzümüm kendi doğasının sonucudur. Üzüm tanesinin üzerinde oluşan “buğu” nun içindeki mikroorganizmalar aslında şarabın doğal mayasıdır. Maya şekeri ayrıştırarak, iki molekül alkol ve iki molekül karbondioksite dönüştürür. Sonuçta maya yardımı ile şeker alkole döner. Mademki işlem aynı o zaman neden bütün şaraplar aynı tat be lezzette değildir diye bir soru gelebilir akıllara. Piyasada yüzlerce şarap markası görebiliriz. Hepsinin bir şekilde birbirinden farklı olduğunu söylemek abartılı olmaz. Üzümde su ve şekerden, şarapta su ve alkolden geri kalan %3’ünü oluşturan tartarik, malik, laktik gibi asitler; potasyum, kalsiyum, sodyum, magnezyum, demir gibi mineraller; fenoller, protein ve aminoasitler gibi azot bileşikleri, işte bu lezzet farklılıklarını yaratan unsurlardır. Bütün büyü, renk, koku ve tat bu %3’te gizlidir. Bugün tanımlanmış binlerce mikroorganizma neredeyse antiseptik özelliğinden dolayı şarapta üremez, suda üreyen birçok mikrop ise şarap içinde yaşayamaz. Şarap, bu özellikleri ile binlerce yıldır insan sağlığında kullanılmıştır. Pastör şarap için dünyanın en sağlıklı içeceği demiştir.
21 Şubat 2011 Pazartesi
‘’Sosyal içiçiyim’’ diyenlerin oranı ise yüzde 13.9.
15 Şubat 2011 Salı
Fransız Şarap ve İçki İhracatının 2010 Yılı Sıçrayışı | Haberler | Ekonomi | Kültür Sanat
Fransız Şarap ve İçki İhracatının 2010 Yılı Sıçrayışı
Pazartesi günü uzmanlar tarafından belirtilen rakamlara göre, 5 önemli ithalatçı ülkeler arasında yer alan Asya’nın dinamizmi Çin’in ve ekonomik canlanmanın sayesinde Fransa’nın şarap ve içki ihracatı 2010 yılında tavan yaptı.
Şarap ve İçki İhracatçılar Derneği Başkanı Claude de Jouvencel yaptığı basın konferansı sırasında, ekonomik krizden dolayı bilhassa zor bir yıl olan 2009’un raporuna göre şarap ve içki ihracatı % 18,3 lük artışla 9,09 milyar avroya yükseldiğini belirtti.
Eğer ekonomik canlanmanın olduğu doğru ise 2011 yılı ihracatlarının % 5 oranından % 7’ye ulaşarak 2007 ve 2008 yılının rekorlarını geçmesi bekleniyor diyerek sözlerine ekledi.
Avrupa Birliği ülkelerinin piyasalarının durgun olduğu dönemde, Asya piyasalarının mükemmel işleyişi ve Kuzey Amerika piyasasının canlanması sayesinde 2010 yılı sıçrayışının gerçekleştiğini belirtti.
Bir yılda %78,8 artışla 564,8 milyon avroya yükselen ihracatıyla Çin bundan böyle beş önemli ithalatçı ülke arasında yer aldı.
ABD, % 25,4 artışla 1,6 milyar dolara yaklaşan ithalatı ile ilk sırada yer alıyor.
İngiltere de % 7,5 artarak 1,3milyar avroluk satın alımları ile stoklarını yeniden oluşturuyor. Aynı şekilde Almanya’da (789 milyon avro , % +5,4)
Dördüncü ithalatçı ise Belçika, ithalatında düşüş kaydeden tek ülke.( 593 milyon avro, % -2 )
2010 yılı içki ihracatları açısından rekor bir yıl: konyak % 33 artarak 1,85 milyar avroluk gelişme gösterirken votka satışları ise % +40 oranında artışla 332 milyon avroluk kazanç sağlayarak bomba gibi patladı.
Başkan Claude de Jouvencel, şampanya satışlarının da ihracatta % 22 oranında artışla 1,9 milyar avroluk kazanç sağlayarak dikkate değer bir canlanma gösterdiğinin altını çizdi.
Pazartesi günü uzmanlar tarafından belirtilen rakamlara göre, 5 önemli ithalatçı ülkeler arasında yer alan Asya’nın dinamizmi Çin’in ve ekonomik canlanmanın sayesinde Fransa’nın şarap ve içki ihracatı 2010 yılında tavan yaptı.
Şarap ve İçki İhracatçılar Derneği Başkanı Claude de Jouvencel yaptığı basın konferansı sırasında, ekonomik krizden dolayı bilhassa zor bir yıl olan 2009’un raporuna göre şarap ve içki ihracatı % 18,3 lük artışla 9,09 milyar avroya yükseldiğini belirtti.
Eğer ekonomik canlanmanın olduğu doğru ise 2011 yılı ihracatlarının % 5 oranından % 7’ye ulaşarak 2007 ve 2008 yılının rekorlarını geçmesi bekleniyor diyerek sözlerine ekledi.
Avrupa Birliği ülkelerinin piyasalarının durgun olduğu dönemde, Asya piyasalarının mükemmel işleyişi ve Kuzey Amerika piyasasının canlanması sayesinde 2010 yılı sıçrayışının gerçekleştiğini belirtti.
Bir yılda %78,8 artışla 564,8 milyon avroya yükselen ihracatıyla Çin bundan böyle beş önemli ithalatçı ülke arasında yer aldı.
ABD, % 25,4 artışla 1,6 milyar dolara yaklaşan ithalatı ile ilk sırada yer alıyor.
İngiltere de % 7,5 artarak 1,3milyar avroluk satın alımları ile stoklarını yeniden oluşturuyor. Aynı şekilde Almanya’da (789 milyon avro , % +5,4)
Dördüncü ithalatçı ise Belçika, ithalatında düşüş kaydeden tek ülke.( 593 milyon avro, % -2 )
2010 yılı içki ihracatları açısından rekor bir yıl: konyak % 33 artarak 1,85 milyar avroluk gelişme gösterirken votka satışları ise % +40 oranında artışla 332 milyon avroluk kazanç sağlayarak bomba gibi patladı.
Başkan Claude de Jouvencel, şampanya satışlarının da ihracatta % 22 oranında artışla 1,9 milyar avroluk kazanç sağlayarak dikkate değer bir canlanma gösterdiğinin altını çizdi.
Kansere karşı kırmızı şarap
Amerika’da yapılan bir araştırma şarapta bulunan resveratrol maddesinin göğüs kanseriyle mücadeleye katkı sağladığını ortaya çıkardı. Ohio Lerner Araştırma Enstitüsü Profesörü Charis Eng, resveratrolün, kanser hastalarının kullandığı “rapamisin” ilacına karşı direnç gösteren kanserli hücrelerle savaştığını açıkladı. Güçlü bir antioksidan deposu olan madde, üzüm, ahududu, kızılcık ve fıstık gibi besinlerden elde ediliyor. Şaraba rengini verdiği bilinen resveratrol maddesi kanser ilaçlarının ve kemoterapi sürecinin daha verimli geçmesini sağlıyor. Rapamisinin belli bir süre sonra kanserli hücreleri yenemediğini belirten Profesör Eng, “Bu madde mantar ve bakteri enfeksiyonlarının tedavisinde de etkilidir” dedi.
14 Şubat 2011 Pazartesi
Torba Yasa Genel İnceleme [Hayatımızda Neler Değişecek?]
İNTERNET ALKOL SİPARİŞİNE YASAK: Daha önce sigara için geçerli olan internetten satış yasağı alkollu içkiler için de geçerli olacak. İçki satışını, internet, televizyon, faks, telefon gibi elektronik araçlarla ya da posta siparişi yoluyla yapanlara 20 bin TL’den 100 bin TL’ye kadar para cezası verilecek. İçki satışını yapan internet şirketinin internet erişimleri kapatılacak.
11 Şubat 2011 Cuma
Dünyanın en büyük şarap mahzeni
Dünyanın en büyük şarap mahzeni Milestii Mici’de (Moldovya) bulunuyor. Mahzenin uzunluğu 250 km. şu an da bunun sadece 120 kilometrelik kısmı kullanılıyor Burada sokaklar, döngeler ve hatta şarap çeşmeleri var.
Ağustos 2005’te ”Dünya’da En Büyük Kalite Şarap Koleksiyonu” kategorisinde Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Şarap koleksiyonunda 1.5 milyon şişe bulunuyor. Toplam 2 milyon şişe şarabın olduğu mahzende, bu şarapların yüzde 70’i kırmızı, yüzde 20’si beyaz ve yüzde 10’u ise tatlı şaraptan oluşuyor.
Ağustos 2005’te ”Dünya’da En Büyük Kalite Şarap Koleksiyonu” kategorisinde Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Şarap koleksiyonunda 1.5 milyon şişe bulunuyor. Toplam 2 milyon şişe şarabın olduğu mahzende, bu şarapların yüzde 70’i kırmızı, yüzde 20’si beyaz ve yüzde 10’u ise tatlı şaraptan oluşuyor.
28 Ocak 2011 Cuma
Turizm İstatistikleri, 2010 Yılı 4. Dönem
Turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre %4,9 arttı
Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan IV. Dönemde turizm geliri, geçen yılın aynı dönemine göre % 4,9 artarak 5,259,444,102 $ oldu. Turizm gelirinin 3,719,565,958 $’ı yabancı ziyaretçilerden, 1,539,878,143 $’ı ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edilmiştir.
Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile gerçekleştirmektedir. Bu dönemde yapılan harcamaların 4,491,557,397 $’ını kişisel, 767 886 704 $’ını ise paket tur oluşturmaktadır.
Yabancıların ülkemizde ortalama kalış süresi 9,8 gece, kişi başı yaptıkları ortalama harcaması ise 618 $’dır. Yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerin ülkemizde ortalama kalış süresi 37 gece, kişi başı ortalama harcaması ise 1 514 $’dır.
Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %1,6 arttı
2010 yılı IV. Dönemde ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 7 040 041 kişidir. Bunun 6 023 265 kişisini yabancı, 1 016 776 kişisini ise yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturmaktadır.
Turizm gideri geçen yılın aynı dönemine göre %11,9 arttı
Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı dönemine göre % 11,9 artarak 1 360 142 326 $ olmuştur. Bunun 1 310 430 546 $’ı kişisel, 49 711 780 $’ı ise paket tur harcamalarıdır. Yurt dışını ziyaret eden 1 713 937 vatandaşın kişi başı ortalama harcaması 794 $’dır.
25 Ocak 2011 Salı
Makroekonomil gelişmeler ve emtia ilişkisi : Ham petrol ve şarap
Para politikasına ilişkin tartışmaların ve yoğun görüş bombadırmanın arasından biraz sıyrılıp, önemli bir analizden bahsetmek, zihnimizi açmakta yardımcı olabilir diye düşündüm. Analiz emtia fiyatlarındaki volatiliteye ilişkin. “Serhan Çevik” ve “Tahsin Saadi Sedik” tarafından yazıldı ve IMF Araştırma Raporları arasında bu ay içinde yayınlandı. Araştırma raporuna ulaşılabilecek internet adresi: http://www.imf.org/external/pubs/ft/wp/2011/wp1101.pdf -- A Barrel of Oil or a Bottle of Wine: How Do Global Growth Dynamics Affect Commodity Prices?
Raporda, emtia fiyatlarında son 10 yılda yaşanan olağanüstü dalgalanmanın nedenlerine yönelik çalışmalar yapılmış. Emtia fiyatlarınındaki bu gel-gitlerin bir ülkenin ekonomik ve finansal gelişmeleri üzerindeki etkisi artık tartışılmaz boyutta. Dolayısıyla sözkonusu dalgalanmaların nedenlerine ulaşabilmek daha çok önem kazandı. Raporda ele alınan, birbirinden oldukça farklı iki emtia: ham petrol ve şarap . Ancak raporun sahipleri bu iki emtia arasındaki korelasyonun yüzde 90 olduğunu belirtiyor. Sözkonusu ilişkinin determinantlarının diğer endüstriyel ve tarımsal ürünler üzerindeki etkilerinin de sorgulandığını görüyoruz. Literatüre bakıldığında daha önce emtia fiyatlarına ilişkin hareketler daha çok mikroekonomik bazda incelenirken , sorulara cevap bulma yolunda eksik kalındığı anlaşılmış ve son 10 yıl içerisinde makreokonomik cevapların daha yerinde olduğu görülmüş. Çevik ve Sedik’in çalışmasında analiz literatüre birçok yönden farkılıklar getiriyor. Bunlardan biri de global büyümenin emtia fiyatlarına olan etkilerinin iki başlık altında incelenmiş olması: “gelişmiş ” ve “gelişmekte olan ” ekonomiler olarak.
Petrol fiyatlarındaki gelişmeler
Arz yönlü gelişmelerin emtia fiyatları üzerindeki etkisi zaten biliniyor ama raporda bunun sınırlı çerçevede olduğunun altı çiziliyor . Global talep bileşenlerine gelince, özellikle gelişmekte olan ekonomilere dair, hem petrol hem de şarap fiyatlarında önemli derecede etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmış. Özellikle ham petrol çerçevesinden yaklaşıldığında, arz seviyesinin 1990-2008 yılları arasında neredeyse sabit ve sınırlı bir artış trendi içinde olduğu görülüyor. Sözkonusu dönem içerisinde ortalama yıllık artışın yüzde 1,5 olduğu hesaplanmış. Talep tarafına bakıldığında ise daha güçlü rakamlarla karşı karşıya kalınıyor. Ham petrol tüketiminin özellikle gelişmekte olan ülkeler yönünde ağırlıklanmaya başlandığı belirtilmiş (gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında) ve OECD ülkelerindeki talep artışının yüzde 14 , OECD dışındaki ülkelerdeki talep artışının ise yüzde 52 olduğunun altı çiziliyor. Petrol fiyat dalgalanmalarına bakıldığında ise 2002 yılında 20 dolar’dan, Temmuz 2008 döneminde 134 dolar’a kadar bir tırmanma deneyimlendi.
Krizle beraber dalganın yönü aşağıya döndü. Temmuz 2008 yılındaki zirveden sonra, krizle beraber petrol fiyatlarının yüzde 70 oranında geri çekildiğini ve 41 dolar seviyesine geldiği görüldü. Bu dönemde global talebin de ciddi bir düşüş gösterdiğini söylemekte yarar var. OPEC’in talep geri çekilmesini dengeleme maksatlı hareketiyle arzın da kısıtlandığı bir dönem oldu. Ancak kriz sonrasındaki toparlanma yine güçlü boyutta gerçekleşti ve yine gelişmekte olan ekonomilerin talebi paralelinde 2010 yılının ilk yarısında petrol fiyatlarının 70-80 dolar arasında yerleşerek, yüzde 75 oranında bir artış gösterdiği görüldü.
Şarap fiyatlarındaki gelişmeler
Global şarap tüketiminde de son 10 yıl içerisinde önemli oranda bir artış yaşanırken, arz daha sınırlı bir artış gerçekleştirdi. Şarap fiyatlarının da, tıpkı ham petrol ve diğer emtialar gibi makroekonomik şoklara karşı duyarlı olduğu belirtiliyor. Artan gelir seviyesi paralelinde, yine özellikle gelişmekte olan ülkelerde şarap tüketiminin artış gösterdiği görüldü. Bu çerçevede şarap fiyatları 2008 Temmuz ayında 2000 yılına göre yüzde 269 oranında bir artış göstermiş oldu. Global kriz, şarap fiyatları üzerinde de etkisini gösterdi ve şarap talebindeki azalış fiyatların yüzde 42 oranında azalmasına neden oldu. Kriz sonrası ise, şarap fiyatlarında diğer emtialara göre çok daha hızlı bir toparlanma olduğunu ve fiyatların kriz öncesi seviyesine hemen kavuştuğu görülüyor.
.... ve Sonuç
Bütün bu gelişmelerin detaylı analizi ve yapılan amprik çalışmanın sonucunda, emtia-ağırlıklı gelişmekte olan ülkelerdeki büyümenin ve global likiditenin, fiyatlardaki dalgalanmada ciddi bir rol üstlendikleri görülmüş. Talep ana bileşen olarak görünürken, arzdaki dalgalanmanın da sınırlı bir etkisi var. Dünya çapında petrol ve şarap tüketiminin neredeyse yarıdan fazlası gelişmiş ekonomiler tarafından karşılanırken, gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme, talep artışını sürekleyen ana etken olmuş ve fiyatlar üzerinde daha dominant bir hal almıştır. Rakama dökmek gerekirse, 1990-2008 yılları arasındaki dünya petrol tüketimindeki artışın yüzde 69’u gelişmekte olan ülkeler tarafından karşılanmış.
Bu çerçevede görünür gelecekte dünya büyümesinin gelişmekte olan ekonomiler tarafından sürükleneceğini ve yine belirtilen ülkelerdeki büyümenin ciddi oranlarda olacağını düşünürsek, emtia fiyatlarındaki baskının devamını beklemek yanlış olmaz diye düşünüyorum . Raporda aynı trendin geniş yelpazede birçok emtia fiyatı için de geçerli olduğu belirtiliyor. Emtia-yoğun endüstriyelleşme, artan nüfus beraberinde kişi başına gelir seviyesindeki güçlü tırmanış ve kentleşme emtiaya talebi artırıyor. Gelişmekte olan ülkeler bu hızlı talep artışı nedeniyle, enerjinin daha verimli kullanılması yolunda önlemler almakta ve alternatif enerji çalışmalarına hız vermekte. Ancak kısa vadede bunun fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yapacak nitelikte olması beklenmiyor. Rapora göre, asıl risk global ekonomide bir ikinci dip dalgasının olması ve dolayısıyla gelişmekte olan ekonomilerde büyüme trendindeki bir duraklama.
Rapor emtia fiyatlarına ilişkin olarak genel trendin ne yönde olacağı yolunda net bir yol gösterici durumunda. Özetle, spekülatif haraketlerin dalgalalanmalar üzerinde kısa vadeli etkisi olabilir ancak emtia fiyatlarındaki gidişat yukarı yönlü gibi görünüyor .
Petrol fiyatlarındaki gelişmeler
Arz yönlü gelişmelerin emtia fiyatları üzerindeki etkisi zaten biliniyor ama raporda bunun sınırlı çerçevede olduğunun altı çiziliyor . Global talep bileşenlerine gelince, özellikle gelişmekte olan ekonomilere dair, hem petrol hem de şarap fiyatlarında önemli derecede etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmış. Özellikle ham petrol çerçevesinden yaklaşıldığında, arz seviyesinin 1990-2008 yılları arasında neredeyse sabit ve sınırlı bir artış trendi içinde olduğu görülüyor. Sözkonusu dönem içerisinde ortalama yıllık artışın yüzde 1,5 olduğu hesaplanmış. Talep tarafına bakıldığında ise daha güçlü rakamlarla karşı karşıya kalınıyor. Ham petrol tüketiminin özellikle gelişmekte olan ülkeler yönünde ağırlıklanmaya başlandığı belirtilmiş (gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında) ve OECD ülkelerindeki talep artışının yüzde 14 , OECD dışındaki ülkelerdeki talep artışının ise yüzde 52 olduğunun altı çiziliyor. Petrol fiyat dalgalanmalarına bakıldığında ise 2002 yılında 20 dolar’dan, Temmuz 2008 döneminde 134 dolar’a kadar bir tırmanma deneyimlendi.
Krizle beraber dalganın yönü aşağıya döndü. Temmuz 2008 yılındaki zirveden sonra, krizle beraber petrol fiyatlarının yüzde 70 oranında geri çekildiğini ve 41 dolar seviyesine geldiği görüldü. Bu dönemde global talebin de ciddi bir düşüş gösterdiğini söylemekte yarar var. OPEC’in talep geri çekilmesini dengeleme maksatlı hareketiyle arzın da kısıtlandığı bir dönem oldu. Ancak kriz sonrasındaki toparlanma yine güçlü boyutta gerçekleşti ve yine gelişmekte olan ekonomilerin talebi paralelinde 2010 yılının ilk yarısında petrol fiyatlarının 70-80 dolar arasında yerleşerek, yüzde 75 oranında bir artış gösterdiği görüldü.
Şarap fiyatlarındaki gelişmeler
Global şarap tüketiminde de son 10 yıl içerisinde önemli oranda bir artış yaşanırken, arz daha sınırlı bir artış gerçekleştirdi. Şarap fiyatlarının da, tıpkı ham petrol ve diğer emtialar gibi makroekonomik şoklara karşı duyarlı olduğu belirtiliyor. Artan gelir seviyesi paralelinde, yine özellikle gelişmekte olan ülkelerde şarap tüketiminin artış gösterdiği görüldü. Bu çerçevede şarap fiyatları 2008 Temmuz ayında 2000 yılına göre yüzde 269 oranında bir artış göstermiş oldu. Global kriz, şarap fiyatları üzerinde de etkisini gösterdi ve şarap talebindeki azalış fiyatların yüzde 42 oranında azalmasına neden oldu. Kriz sonrası ise, şarap fiyatlarında diğer emtialara göre çok daha hızlı bir toparlanma olduğunu ve fiyatların kriz öncesi seviyesine hemen kavuştuğu görülüyor.
.... ve Sonuç
Bütün bu gelişmelerin detaylı analizi ve yapılan amprik çalışmanın sonucunda, emtia-ağırlıklı gelişmekte olan ülkelerdeki büyümenin ve global likiditenin, fiyatlardaki dalgalanmada ciddi bir rol üstlendikleri görülmüş. Talep ana bileşen olarak görünürken, arzdaki dalgalanmanın da sınırlı bir etkisi var. Dünya çapında petrol ve şarap tüketiminin neredeyse yarıdan fazlası gelişmiş ekonomiler tarafından karşılanırken, gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme, talep artışını sürekleyen ana etken olmuş ve fiyatlar üzerinde daha dominant bir hal almıştır. Rakama dökmek gerekirse, 1990-2008 yılları arasındaki dünya petrol tüketimindeki artışın yüzde 69’u gelişmekte olan ülkeler tarafından karşılanmış.
Bu çerçevede görünür gelecekte dünya büyümesinin gelişmekte olan ekonomiler tarafından sürükleneceğini ve yine belirtilen ülkelerdeki büyümenin ciddi oranlarda olacağını düşünürsek, emtia fiyatlarındaki baskının devamını beklemek yanlış olmaz diye düşünüyorum . Raporda aynı trendin geniş yelpazede birçok emtia fiyatı için de geçerli olduğu belirtiliyor. Emtia-yoğun endüstriyelleşme, artan nüfus beraberinde kişi başına gelir seviyesindeki güçlü tırmanış ve kentleşme emtiaya talebi artırıyor. Gelişmekte olan ülkeler bu hızlı talep artışı nedeniyle, enerjinin daha verimli kullanılması yolunda önlemler almakta ve alternatif enerji çalışmalarına hız vermekte. Ancak kısa vadede bunun fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yapacak nitelikte olması beklenmiyor. Rapora göre, asıl risk global ekonomide bir ikinci dip dalgasının olması ve dolayısıyla gelişmekte olan ekonomilerde büyüme trendindeki bir duraklama.
Rapor emtia fiyatlarına ilişkin olarak genel trendin ne yönde olacağı yolunda net bir yol gösterici durumunda. Özetle, spekülatif haraketlerin dalgalalanmalar üzerinde kısa vadeli etkisi olabilir ancak emtia fiyatlarındaki gidişat yukarı yönlü gibi görünüyor .
Özlem Bayraktar Gökşen
ozlem.bayraktar@gazeteport.com.tr
ozlem.bayraktar@gazeteport.com.tr
23 Ocak 2011 Pazar
22 Ocak 2011 Cumartesi
Osmanlı Devleti, 1904 yılında 340 milyon litre şarap ihraç etmiş. Şimdi 2,5 milyon litre şarap ihraç ediyoruz.
Ülkemiz, örneğin şarabı ekonomik yönden değerlendirebiliyor mu?
Rakamlar çok kötü.
Türkiye, dünyanın en büyük 5’nci bağ ülkesi.
Ama şarap üterimi Fransa’nın bir köyü kadar bile değil.
Yılda 35 milyon litre şarap üretiyoruz.
Şarap ihracatımız 2.5 milyon litre.
Elde ettiğimiz gelir sadece 9 milyon dolar.
Peki, bizimle aynı iklime sahip diğer Akdeniz ülkelerinde durum ne?
Fransa ve İspanya yılda 5 milyar litre, İtalya ise 3.5 milyar litre şarap üretiyor.
Görüyorsunuz, şarap üretimimiz Fransa, İtalya ve İspanya’nın “binde biri” bile değil.
Fransa’nın sadece yıllık şarap ihracatı 13 milyar dolar.
Bizimki 9 milyon dolar.
Fransa’nınki 13 milyar dolar.
İşin başka ilginç tarafı da var.
1904 yılına, 107 yıl önceye gidelim.
Osmanlı dönemine.
Şimdi sıkı durun!
Osmanlı Devleti, 1904 yılında 340 milyon litre şarap ihraç etmiş.
Ve o yıl şaraptan elde ettiği ihracat geliri 1 milyar 224 milyon dolar.
Aradan 107 yıl geçmiş.
2011’in laik Türkiye Cumhuriyeti, yılda sadece 2.5 milyon litre şarap ihraç edip, 9 milyon dolar ihracat geliri sağlıyor.
Şu durumumuza bir bakın!
Osmanlı, şarap üremini teşvik ediyor…
Günümüzün Türkiye yönetimi, şarap üretimini köstekliyor.
O zaman günah değil.
Bugün günah…
Türkiye’de alkollü içeceklerden alınan ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) Avrupa Birliği ortalamasının yaklaşık yüzde 450 üzerinde.
Söylenecek başka bir şey var mı?
.......
.......
M.Tanzer ÜNAL
20 Ocak 2011 Perşembe
Alkol tüketiminde Avrupa'da kaçıncı sıradayız?
Türkiye'de alkol tüketimi düştü, en fazla alkolü Lüksemburglu tüketiyor. Avrupa'da 30 ülke içinde en fazla alkol tüketilen ülke kişi başına 15,5 litre ile Lüksemburg oldu. Lüksemburg'u, 14 litre ile Estonya, 12,6 litre ile Macaristan ve Fransa takip etti.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Sağlık Verileri 2010, Eurostat İstatistik Veritabanı ve Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, Avrupa'da 30 ülke içinde en az alkol tüketen ülke kişi başına 1,4 litre ile Türkiye oldu. Türkiye'nin ardından 5,3 litre ile Malta, 6,8 litre ile Norveç, 6,9 litre ile İsveç en az alkol tüketilen Avrupa ülkeleri olarak yer aldılar.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Sağlık Verileri 2010, Eurostat İstatistik Veritabanı ve Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, Avrupa'da 30 ülke içinde en az alkol tüketen ülke kişi başına 1,4 litre ile Türkiye oldu. Türkiye'nin ardından 5,3 litre ile Malta, 6,8 litre ile Norveç, 6,9 litre ile İsveç en az alkol tüketilen Avrupa ülkeleri olarak yer aldılar.
Kişi başına alkol tüketiminde, alkollü içeceğin içindeki alkol miktarı baz alınıyor. Örneğin 1 litre rakıdaki alkol miktarı 0,45 litre (derecesi 45), 1 litre biradaki alkol miktarı derecesine göre 0,04-0,08 litre (derecesi 4-8), 1 litre şaraptaki alkol miktarı ise derecesine göre 0,11-0,20 litre (derecesi 11-20) arasında değişiyor.
OECD'nin raporunda, Avrupa Birliği ülkeleri içinde kişi başına alkol tüketimi ortalamasının 10,8 litre olduğu kaydedildi.
Bu ülkede yerleşik olmayanların yüksek oranda alkol satın aldığı Lüksemburg dışarıda bırakıldığında, Estonya, Macaristan ve Fransa 2007-2008 yıllarında kişi başına 12,5 litreden fazla alkol tüketilen ülkeler oldu.
Türkiye, Malta ve bazı İskandinav ülkeleri (Norveç, İsveç ve İzlanda) en düşük alkol tüketiminin olduğu ülkeler olarak sıralandı.
Rapora göre, ortalama alkol tüketimi birçok Avrupa Birliği ülkesinde 1980-2008 döneminde düşse de bazılarında da yükselme kaydedildi. Örneğin, şarap üreticisi İtalya'da yüzde 50, Fransa'da yüzde 35 ve İspanya'da yüzde 36 kişi başına alkol tüketimi düştü. Slovakya'da yüzde 34, Yunanistan'da yüzde 32, Almanya'da yüzde 30 kişi alkol tüketiminde düşüş yaşanırken, 1980 yılından bu yana, İzlanda'da yüzde 70, Kıbrıs Rum Kesimi yüzde 50, Finlandiya yüzde 30 ve İrlanda'da yüzde 29 kişi başına alkol tüketiminde artış yaşandı. Ancak İzlanda ve Kıbrıs Rum Kesimi, hala görece olarak az alkol tüketen ülkeler arasındaki yerine koruyor.
TÜRKİYE
Türkiye'de bu dönemde kişi başına alkol tüketimi yüzde 22 oranında düştü ve 1.4 litreye indi. Bu dönemde, Türkiye, Letonya ile birlikte kişi başına alkol tüketimini en fazla azaltan 9'uncu ülke oldu.
Avrupa genelinde 2008 yılında (veya veri elde edilebilen en yakın yılda) kişi başına tüketilen saf alkol miktarı ile 1980-2008 yılları arası kişi başına alkol tüketimi değişimi yüzde olarak şöyle:
AA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Üzüm bağlarının verimliliğini artıran akıllı robot
“Bu küçük robot 45 derece eğimli arazilere bile tırmanıp üzüm bağlarının haritasını dahi çıkarabiliyor. Bu aygıtı icat edenler bu durum...
-
“Bu küçük robot 45 derece eğimli arazilere bile tırmanıp üzüm bağlarının haritasını dahi çıkarabiliyor. Bu aygıtı icat edenler bu durum...
-
Türkiye dünya turizm sıralamasına giremedi Türkiye, 2016 yılında, dünya ve kıtalar bazında 'en çok ziyaret edilen ülkeler' sıra...






