2 Ağustos 2010 Pazartesi

2009 Hanehalkı Tüketim Harcaması Sonuçları

SİLİS DANIŞMANLIK YORUMU: Alkollü içecek, sigara ve tütün ürünlerinin tüketim malları harcaması içindeki payı % 3,8 den % 4,1 çıkmıştır.Kapalı alanlarda sigara ve tütün ürünlerinde uygulanan yasak nedeni ile artışın bu ketegoriden kaynaklanmamaktadır. % 0,3 düzeyindeki artış aklollü içecek artışından gelmektedir. Esasen alkollü içeceklerdeki bu artışda kayıt dışıdan, kayıt içine geçişten kaynaklanmakta olup gerçek bir tüketim artışına karşılık gelmemektedir.

Ülkemizde, yeme - içme sektörünün toplam cirosu 6 Milyar Euro civarındadir. Bu rakam, ispanyada 40 Milyar Euro, Amerikada 350 Milyar Euro'dur.Tabloda asıl sevindirici olan, yeme- içme kategorisindeki Otel, Lokanta, Pastane grubunun tüketim içindeki payının % 4,4'den, % 5,2'ye çıkmasıdır. Yeme- içme sektöründe pazarın büyümesi, sektörün en önemli partneri olan şarap sektöründe de yeni fırsatlar yaratmaktadır.
Saygılarımla
Şakir Akışık


Türkiye genelinde hanehalklarının yaptığı toplam tüketim harcamalarının içinde en yüksek payı % 28,2 oranıyla konut ve kira harcamaları alıyor

2009 Hanehalkı Bütçe Araştırması’ndan elde edilen sonuçlara göre; Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı % 28,2 oranıyla konut ve kira harcamaları alırken, harcamaların % 23’ü gıda ve alkolsüz içeceklerden oluşmaktadır. Türkiye genelinde yapılan harcamalar içinde eğitim hizmetleri ve sağlık harcamalarının payı aynı olup sadece % 1,9'dur.

Türkiye’de hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması 1 688 TL’dir

Türkiye’de hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması 1 688 TL olarak tahmin edilirken, bu rakam kentsel yerlerde 1 891 TL, kırsal yerlerde ise ortalama 1 181 TL olarak tahmin edilmiştir.

2009 yılında konut ve kira ile ulaştırmaya ayrılan payda 2008’e göre düşüş gözlenirken gıda ve alkolsüz içecekler ile ev eşyası harcamalarına ayrılan pay artmıştır

2008 ve 2009 Hanehalkı Bütçe Araştırmalarından elde edilen sonuçlar karşılaştırıldığında; 2008 yılında % 22,6 olan gıda harcaması payının 2009’da % 23 olarak gerçekleştiği, konut ve kira harcamaları payının % 29,1’den % 28,2’ye, ulaştırma harcamaları payının % 14,1’den % 13,6’ya, giyim harcamaları payının ise % 5,4’ten % 5,1’e düştüğü; alkollü içecek, sigara ve tütün harcamalarının % 3,8’den % 4,1’e, ev eşyası harcamalarının % 5,8'den % 6,2'ye, otel, lokanta ve pastane harcamalarının ise % 4,4’ten % 5,2’ye yükseldiği gözlenmiştir.

Düşük gelirli hanehalkları, yüksek gelirli hanehalklarına göre gıdaya iki kat daha fazla pay ayırıyor

Gelire göre sıralı % 20’lik gruplar itibariyle tüketim harcamalarının dağılımına bakıldığında; birinci % 20’lik grupta yer alan hanehalklarının gıda harcamasına ayırdıkları pay % 34 iken, beşinci % 20’lik gruptaki hanehalklarının gıda harcamalarına ayırdığı payın % 17,4 olduğu gözlenmektedir. Eğitim hizmetleri harcamalarının oranı ise birinci % 20’lik grup için % 0,7 olurken, beşinci % 20’lik grup için % 3,1’dir.

Toplam gıda ve alkolsüz içecekler harcamasının % 13,5’ini gelire göre sıralı birinci % 20’lik grupta yer alan hanehalkları, % 27,7’sini ise beşinci % 20’lik grupta yer alan hanehalkları yapmaktadır. Konuta yapılan harcamaların % 9,6’sı birinci % 20’lik grupta yer alan hanehalklarına ait iken % 32,7’si beşinci % 20’lik grupta yer almaktadır. Toplam eğitim hizmetleri harcamalarında ise birinci % 20’lik grubun payı % 3,2 iken beşinci % 20’lik grubun payı % 60,4’tür.

Harcama kalıpları, hanehalkının temel gelir kaynağına göre değişiyor

Hanehalkının temel gelir kaynağına göre tüketim harcamalarının dağılımı incelendiğinde; temel gelir kaynağı maaş, ücret, yevmiye geliri olan hanehalkları % 27,9 ile en yüksek payı konut harcamalarına; en düşük payı ise % 1,7 ile sağlık harcamalarına ayırmışlardır. Temel gelir kaynağı müteşebbis geliri olan hanehalklarının harcamaları içinde en yüksek payı % 25,9 ile gıda harcamaları alırken, en düşük payı % 2 ile sağlık harcamaları almaktadır.

Butik şarap üretimi hobi olmaktan çıktı

14.07.2010
DÜNYA GAZETESİ
Muhabir : Sayime BAŞÇI

İSTANBUL - İş dünyasının önde gelen temsilcilerinin maliyetli hobileri arasında öne çıkan butik şarap üretimi, yatırım büyüklükleri ve satış gelirleri ile önemli bir ticari faaliyete dönüştü. Güler Sabancı'dan, Lucien Arkas'a, Akın Öngör'den Reşit Soley'e, Rıza Kutlu'dan Can Ortabaş-Bülent Akgerman ortaklığına kadar iş dünyasından birçok ismin tutku ile sürdürdüğü bu hobi, bugün şarap sektöründeki butik üretimin de iskelesi durumunda. Patronların, kiminin kariyerini bir kenara iterek kiminin de emeklilik döneminde Türkiye'nin farklı bölgelerindeki bağları ile başladığı şarap üretimi, bugün hobiden çok önemli bir ticari faaliyete dönüşmüş durumda.

İş dünyası tarafından yüksek kalite ve fiyat dengesi ile üretilen şaraplar, toplam butik üretimin önemli bir kısmını teşkil ederken, ortaya çıkan sinerji de sektörde kalite çıtasını bir hayli yukarı çekti. Bugün 70 milyon litreye ulaşan şarap sektörünün yaklaşık yüzde 5'ini butik üretim oluşturuyor. 3 büyük üretici Kavaklıdere, Doluca ve Mey dışındaki butik üretimin cirodaki payı da her geçen gün artmaya devam ediyor.

Finansman baskısı hobileri ticarete dönüştürdü

İş dünyasının ünlü üreticilerinin de içinde yer aldığı, Birleşik Anadolu Şarap Üreticileri Platformu'nda üreticilere danışmanlık hizmeti veren Şakir Akışık, iş dünyasının şarap ile ilgili çalışmalarının sektöre pozitif yansıdığını kaydetti. Uzun zaman Kavaklıdere'de çalışan Akışık, bu tür üreticilerin sektöre girmesi ile kalite çıtasının yükseldiğine dikkati çekti. Akışık, bağcılık işine giren iş adamlarının butik üretim yapmaları nedeni ile Premium segmentine yöneldiklerini kaydederek, "Son dönemde vizyoner bakışları gelişmiş, mevcut işlerinde zaten başarıları yakalamış bir grup bu işleri görüyor. hobi olarak başlıyor ama milyon dolarlık yatırımın ardından biraz da finansal baskılar nedeni ile ticari bir değer taşıyor. Asıl gerçekle de o zaman karşılaşıyorlar. Sektöre ciddi bir ivme kazandırıyor bu üreticiler. Pazarı domine eden 3 büyük üretici de kendi ürünlerini biraz daha yukarı kalitede pozisyonlama ihtiyacı hissediyor. Bunlar volüm üreticisi olmalarına rağmen, artık ayrı bir Premium ürün üretmeye başlıyorlar" diye konuştu.

2010 Haziran Ayı Tüketici Güveni Endeksi: Tüketici hala kötümser

2010 Haziran ayında Tüketici Güven Endeksi, bir önceki aya göre %1,68 oranında arttı; Mayıs ayında 86,58 olan endeks Haziran ayında 88,04 değerine yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen Aylık Tüketici Eğilim Anketi ile Tüketicilerin harcama davranış ve beklentileri değerlendirilmektedir. Anket sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi’ nin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum, 100 olması ise tüketici güveninde ne iyimser ne de kötümser durum olduğunu göstermektedir.

Tüketici Güven endeksindeki artış, tüketicilerin mevcut ve gelecek dönem satın alma gücü, gelecek dönem genel ekonomik durum ve mevcut dönemin dayanıklı tüketim malı satın almak için uygunluğu durumlarına dair değerlendirmelerinin iyileşmesinden kaynaklanmaktadır.

Satınalma Gücü Paritesi, Gıda, İçki ve Tütün 2009

Gıda, İçki ve Tütün Grubuna ilişkin 2009 yılı karşılaştırmalı fiyat düzeyi endeksleri açıklandı.

Bu haber bülteninde, EUROSTAT ve OECD işbirliğiyle yürütülen Satınalma Gücü Paritesi çalışmaları çerçevesinde Avrupa Karşılaştırma Programına katılan 37 ülke için, “Gıda, İçki ve Tütün” ve alt gruplarına ilişkin 2009 yılı karşılaştırmalı fiyat düzeyi endeksleri verilmektedir.

Karşılaştırmalarda, 27 Avrupa Birliği ülkesi, 3 aday ülke (Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya), 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç) ile 4 Batı Balkan ülkesi (Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ ve Sırbistan) kapsanmaktadır.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda en pahalı ülke Norveç, en ucuz ülke ise Makedonya’dır.

Karşılaştırmalarda, Satınalma Gücü Paritesi kullanılarak elde edilen fiyat düzeyi endeksleri temel alınmıştır. Endeksler, Avrupa Birliğine üye 27 ülkenin ortalaması 100 olacak şekilde hesaplanmıştır

2009 yılı sonuçlarına göre, “Gıda ve Alkolsüz İçecekler” grubunda Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin ortalama fiyat düzeyi 100 iken, 37 ülke içinde Norveç 154 ile en yüksek, Makedonya ise 52 ile en düşük fiyat düzeyine sahiptir. Türkiye’nin “Gıda ve Alkolsüz İçecekler” grubundaki fiyat düzeyi endeksi 77 olup, alt gruplar itibarıyla fiyat düzeyi endeksleri aşağıda verilmektedir.

Nielsen Markalar Araştırması

FMCG ve Retail Pazarı

Çarşamba, 02 Haziran 2010

Nielsen’ın tüketicinin belli bir ürün kategorisi için aklına gelen ilk markayı ortaya koyan araştırması Markalar’ın 16. yıl sonuçları açıklandı. Uzun yıllardır merakla beklenen ve artık bir sektör klasiği haline gelmiş olan Markalar çalışması her yıl olduğu gibi bu yıl da Türk tüketicisinin zihin payını ölçümlemeye devam ediyor.

“Aklınıza ilk gelen marka nedir” diye sorulduğunda, Arçelik 10 yıldan uzun süredir sürdürdüğü liderliğini bu yıl yine korudu. Adidas, bu yıl Arçelik’in ardından en çok hatırlanan ikinci marka olurken, Ülker ve Nike bu iki markayı takip etti.

Tüketicilerin kendilerine yakın hissettikleri markaların başında, geçen yıl da olduğu gibi Arçelik, hemen ardında onu yakından takip eden Ülker yer alıyor. Adidas son 3 yıldır artan “yakınlaşma” trendini sürdürüyor, Arçelik ve Ülker’in ardından tüketicilerin kendilerine en yakın hissettikleri 3. marka.

Kategoriler bazında ayrı ayrı sorgulanarak, 2009’da lider durumda olan markaların 2008’e kıyasla belirtilme düzeylerinin ne oranda değiştiği incelendiğinde 2009’da ilk akla gelen marka olarak belirtilme düzeyini en fazla arttıran markanın, 11 puan artış ile Duracell olduğu, ardından Raid ve Calgonit’in takip ettiği görüldü.

Marka olmuş sanatçılar klasmanında, bu yıl İbrahim Tatlıses liderliğini Hülya Avşar ve Tarkan’a kaptırdı, Tarkan gençlerin ve erkek dinleyicilerinin desteğiyle zirveye yaklaşırken, Hülya Avşar kadınların favorisi oldu.

Son iki yıldır sorgulamaya dahil edilen “marka olmuş sporcu” sıralamasında yine Hakan Şükür ilk sırayı yer alırken, Arda Turan hızlı bir yükselişle ikinci sıraya yerleşti.

İLK HATIRLANAN MARKA

Tüketicilere hiçbir kategori hatırlatması yapılmaksızın akıllarına ilk gelen markanın hangisi olduğu sorulduğunda Arçelik en fazla belirtilen ve ayrışan marka. Adidas en fazla belirtilen ikinci marka; Ülker ise üçüncü marka olarak ortaya çıkıyor.

Arçelik’in zihin payını orta yaş, Adidas’ın ise gençler ve çoğunlukla erkekler oluşturuyor.


İlk akla gelen marka sorgulamasında Arçelik ilk sıradaki yerini korumakla birlikte, Adidas’ın belirtilme oranı dikkat çekici düzeyde artmış.


YAKIN HİSSEDİLEN MARKA

Tüketicilere kategori belirtmeden “kendinize en yakın hissettiğiniz marka hangisidir?” sorusu yöneltildiğinde Arçelik yine lider durumda. Ülker ise Arçelik’in hemen ardından geliyor, tüketiciyle yakınlık konusunda iki marka yarışıyor. Spor giyim markaları Adidas ve Nike bu iki markanın ardından geliyor.

Hem Arçelik, Hem de Ülker orta yaş ve üzerindeki halkla yakınlıklarını pekiştirmişler, Adidas ve Nike’ın gücü ise gençlerden geliyor.

İstanbul’un favorisi Ülker’ken, İzmir’in favorisi Arçelik. Kadınlar Arçelik ve Ülker derken, Erkekler spora ilgilerini ortaya koyuyorlar: Adidas, ardından Nike.

2009’DA PARLAYANLAR

Kategorilerinde 2009’da lider durumda olan markaların 2008’e kıyasla belirtilme düzeylerinin ne oranda değiştiği incelendiğinde 2009’da belirtilme düzeyini en fazla arttıran markanın, 11 puan artış ile Pil kategorisindeki Duracell olduğu görülüyor.

Böcek ilacı kategorisinde Raid yine 11 puanlık artışla ikinci yükselen marka, Calgonit ise 10.6’lık artışla onu takip ediyor.


KATEGORİLERE GÖRE LİDER MARKALAR

Her bir kategoride ilk akla gelen markalara bakıldığında, geçen yılın en çok belirtilen markası Nokia, yerini bu yıl Coca-Cola’ya bırakmış, onun ardından ise Nescafe ve Efes Pilsen geliyor. İçecek kategorisi bu yıl tüketici zihninde en tepede.

Kategori liderlerinin yerel marka-global ortaklı marka karşılaştırmasına bakıldığında, tüketici zihin payında yerel markaların payı %58, global markaların payı ise %42 düzeyinde gerçekleşti.

Kategorilerinde lider markalar olmalarına karşın belirtilme düzeyleri en düşük olan kategori ve markalara bakıldığında ise madeni yağlarda Shell, Deodorant’larda Rexona ve Duş Jelleri’nde Duru yer alıyor.
2010 Mayıs Ayı Tüketici Güveni Endeksi
2010 Mayıs ayında Tüketici Güven Endeksi, bir önceki aya göre %0,91 oranında arttı; Nisan ayında 85,80 olan endeks Mayıs ayında 86,58 değerine yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen Aylık Tüketici Eğilim Anketi ile Tüketicilerin harcama davranış ve beklentileri değerlendirilmektedir. Anket sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi’ nin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum, 100 olması ise tüketici güveninde ne iyimser ne de kötümser durum olduğunu göstermektedir.

Nielsen’in Global Tüketici Güven Araştırmasından Bulgular:

Nielsen’in Global Tüketici Güven Araştırmasından Bulgular:
Global tüketici güveni altı ay önceki 86 puan seviyesinden 92’ye yükseldi
* Tüketici güveni, araştırmanın yapıldığı 55 ülkeden 41’inde yükseliş gösterdi
* En fazla güven artışı kaydeden ülkeler: Tayvan (+4puan), Singapur (+11), İsrail (+10) ve Kolombiya (+9)
* Her üç tüketiciden biri, ev dışı eğlence, yeni giysiler ve yeni teknolojiler açısından harcamalarını artıracaklarını belirtiyor
* Tüketicilerin %58’i ülkelerinin ekonomik krizde olduğunu düşünüyor. Bu oran bir yıl önce %77 idi
* Türkler ekonomik krizi dünyadan daha fazla hissediyor

Dünyanın krizden çıkmaya başladığına dair güçlü belirtiler gösteren Nielsen Global Tüketici Güven Endeksi araştırmasının yeni sonuçlarına göre, global tüketici güveni 2010’un ilk çeyreği itibariyle 2007’nin 3. çeyreğindeki seviyesini yakalamayı başardı. Tüketiciler harcamaya başlayınca 2010 ilk çeyreği itibariyle endeks puanı altı ay önceki skordan 6 puan yükselerek 92’ye çıktı. 2009 yılı başında 77 puanla rekor düşüş kaydeden global endeks skoru, finansal piyasaların düzelmeye başlaması ile yükselişe geçti.

Tüketici güveni, araştırmanın gerçekleştirildiği 55 ülkeden 41’inde yükseldi. Güvenin en yüksek olduğu ülkeler sırasıyla Hindistan (127), Endonezya (116) ve Norveç (115), en düşük olduğu ülkeler ise Litvanya (46), Hırvatistan (48) ve Portekiz (51) oldu. Yunanistan tüketicisinin güveni rekor bir şekilde 15 puan birden düştü.

Nielsen Global Tüketici Güven Endeksi çalışması tüketicilerin güvenini, başlıca endişelerini ve harcama potansiyellerini 55 ülkede 27,000 internet kullanıcısı üzerinden takip ediyor. 8-26 Mart 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilen son çalışmada birçok ülkenin 2007 sonu – 2008 başı güven seviyelerini yakalandığı görülüyor.
Globalde ve Türkiye'de güven +6 puan yükseldi


Avrupa’da ekonomik şok tüketici güvenini düşürdü

Avrupa bölgesi toplamı iki puanlık yükseliş kaydederken ülkelere bakıldığında 28 ülkeden yedisinde tüketici güveninde düşüş görülüyor. Bölgedeki zorlu ekonomi gündeminin tüketicileri ne kadar tedirgin ettiği, İtalya ve Almanya gibi iki büyük ülkede tüketici güveninin üçer puanlık düşüşünden görülebiliyor. Borç krizi içerisindeki Yunanistan’da güven 15 puan birden düşüş kaydetti. Şok dalgalarının Avrupa ve Asyaya yayılması ve tüketicilerin güven ve harcamalarına negatif etki etmesinden endişe ediliyor.
Türkler ekonomik krizi dünyadan daha fazla hissediyor

Nielsen Global Tüketici Araştrımasına göre Türk tüketicilerinin güveni Aralık ayından bu yana 6 puan yükseliş kaydetti. Tüketiciler harcama yapmaya hazır olduklarını ifade ederken diğer yanda ülkenin ekonomik krizde olup olmadığı konusundaki görüşleri sorulduğunda %84’ü krizde olduğunu düşündüğünü belirtiyor (global ortalama %58). Ayrıca Türk tüketicilerin %63’ü önümüzdeki 12 ayda krizin sona ermesini beklemediklerini belirtiyor (global ortalama %48).

Türk tüketicisinin endişelendiği konuların başında %17 ile ekonomi geliyor. Ekonomiyi %13 ile borç ödeme , %12 ile iş yaşam dengesi ve %10 ile politik istikrar takip ediyor. Global ortalamadan farklı olarak işini kaybetme ve sağlık endişesi Türkler açısından üst sıralarda yer almıyor.

Araştırmanın geçmiş sonuçlarıyla aynı şekilde seyir izleyen bir başka gösterge, dünya ortalamasından farklılık göstererek, Türk tüketicisinin cebine kalan para ile borç ödemesi. Global tüketiciler temel ihtiyaçlarından arta kalan paralarını tasarruf yaparken Türkler borç ödediklerini belirtiyorlar.
Türk tüketicisinin ekonomik krizin etkilerini ile ilgili değerlendirmesi sorgulandığında tüketicilerin krizi dünya ortalamasından daha fazla hissettikleri görülüyor. Türklerin %84’ü ekonomik krizde olduğunu ve %63’ü gelecek 12 ayda krizden çıkılmayacağını düşündüklerini belirtiyorlar.

Butik ve Şato Şarapçıları Aynı Çatı Altında Toplanıyor.

“BUTİK VE ŞATO ŞARAPÇILARI AYNI ÇATI ALTINDA TOPLANIYOR”
Uzun yıllardır şarap sektörünün farklı basamaklarında başarıyla yer almış 3 isim, Şakir Akışık, Perran Arıbal ve Jean Luc Colin, ülkemizin en sorunlu sektörlerinden biri olan “Şarap Sektörü” ne bir açılım getirmesi ve yaşanan sorunları birlikte aşmak amacıyla “Birleşik Anadolu Şarap Üreticileri Platformu” adı altında, ortak akıl ve çözüm önerilerinin birleşeceği ve kazanıma döneceği bir birlik oluşturmak üzere yola çıktı.

Çeşitli ölçeklerdeki butik ve şato tipi üretim yapan şarap üreticileriyle birlikte hem üretim, hem pazarlama hem de satış ve dağıtım alanlarında bir güç birliği oluşturmayı hedefleyen platform, Türkiye’de şarabın kalitesinin iyileştirilmesi, dünyaya tanıtılması ve ihraç edilmesi yönünde de hedeflere sahip. Platforma katılacak firmaların azalan maliyetleri sebebiyle görülecek şarap fiyatlarındaki düşüş de, hem şarapseverlerin daha uygun fiyatlı şarap içebilmelerini sağlarken, satış ve dağıtım ağının genişliği de, bugüne kadar tüketici ile buluşamamış değerli şarapların da keşfedilmesine imkan sağlayacak.Bunların yanı sıra, platform tarafından önologlar eşliğinde şarapseverler, turizm sektörü çalışanları ve şirket çalışanlarına yönelik düzenlenecek seminerlerde, farklı marka ve üzümlerin tadımlarının yanı sıra yemek-şarap uyumunun teorik ve pratik alıştırmaları, tadım organizasyonları, yurtiçi ve yurtdışı şarap fuarlarına katılım, yine yurtiçi ve yurtdışı şarap turları organizasyonları da yer alacak.
Platformun şarapseverler açısından bir diğer avantajı da, bu birlik çatısı altında satılacak şarapların

-Standard bir kalite seviyesi

-Çevre koruma ve sosyal sorumluluk projeleri

-Sağlıklı ve hijyen şartlarında çalışmalar

-Stok kontrolü (stoksuzluk ve ürün muhafaza)

-Şeffaflık, dürüstlük (Kayıtlı çalışma, doğru bilgi)

-Fiyat /kalite dengesi
garantisi altında olduklarını belirten bir güvence etiketine sahip olmaları…

2010 Nisan Ayı Tüketici Güven Endeksi

2010 Nisan ayında Tüketici Güven Endeksi, bir önceki aya göre %1,24 oranında arttı; Mart ayında 84,74 olan endeks Nisan ayında 85,80 değerine yükseldi.

Tüketici Eğilim Anketi, tüketicilerin eğilimlerini ve beklentilerini ölçme amacına yönelik
dört alanı kapsamaktadır:

Kişisel Mali Durum:
Tüketicilerin satın alma güçlerindeki geçmiş 6 aya göre
mevcut durumları ve gelecek 6 aya ilişkin beklentileri, gelecek 3 aylık dönemde
borçlanma durumları, gelecek 6 aya ilişkin tasarruf etme beklentileri.

Genel Ekonomi:
Tüketicilerin mevcut dönemde geçmiş 3 aya göre genel
ekonomik durum değerlendirmeleri ve gelecek 3 aya ilişkin genel ekonomik
durum beklentileri, gelecek 6 aylık dönemde iş bulma olanaklarına ilişkin
beklentileri, mevcut dönemin tasarruf etmek ve dayanıklı tüketim malı satın
almak için uygunluğunu değerlendirmeleri.

Harcamalar:
Tüketicilerin dayanıklı ve yarı-dayanıklı tüketim malları ile eve,
arabaya, konuta ve konut tamiratına harcama yapma planları.

Fiyat Beklentileri:
Tüketicilerin gelecek 12 aylık dönemde fiyatlardaki değişimin
yönüne ilişkin beklentileri.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen Aylık Tüketici Eğilim Anketi ile Tüketicilerin harcama davranış ve beklentileri değerlendirilmektedir.
Anket sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi’ nin
100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum,
100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum,
100 olması ise tüketici güveninde ne iyimser ne de kötümser durum olduğunu göstermektedir.

Birleşik Anadolu Şarap Üreticileri Platformu

ŞARAP SEKTÖRÜNDE MEVCUT DURUM ANALİZİ VE ÇÖZÜM YOLLARI

Türkiye’de şarap cirosunun % 35’i 3 büyük firma tarafından üretilmektedir. Bu firmaların geniş ürün segmenti, satış – pazarlama - dağıtım ve destek ağlarının yeterli ve gerekli altyapıya sahip olması ve yaygınlığı, yapılan münhasırlık anlaşmaları gibi avantajları karşısında diğer çeşitli ölçekteki üretici firma faaliyetlerinin mevcut durumu aşağıdaki başlıklarla özetlenebilir:

1 Ağustos 2010 Pazar

Şarabı keşfetmek

Süre: 5 saat

Kısa süre içerisinde şarap dünyası ve şarap kültürü hakkında kapsamlı bir bilgi edinmek isteyenler için ideal bir olan bu seminerde, üzümler, bölgeler, önemli şarap ve üreticiler, şarap yapımı, saklama ve yemek-şarap uyumu hakkında temel bilgiler yanında, temel tadım teknikleri anlatılarak farklı 10 şarabın tadımı gerçekleştirilmektedir.

Bu seminerin sonunda, restoranda veya alışverişlerinde seçeceğiniz şarabın yemeğinizle uyumu, satın alırken ve saklarken dikkat edilmesi gereken noktalar, etiket okuma veya bulunduğunuz ortamda açılan şarap sohbetlerinde en azından konuyu takip edebilecek, kalitesini değerlendirebilecek bir bilgi düzeyine sahip olacaksınız.

Program:

Temel tatlar (atölye çalışması)
Aroma aileleri
Tadım tekniği
Eski -Yeni Dünya, yabancı çeşitler
Genç-eski şarap, Türk şarapları
Servis-Saklama-Satın alma
Şarap/Yemek uyumu
Kısaca Şarap Tarihi
Kısaca üzüm çeşitleri
Kısaca dünyadaki önemli üretici ülkeler

Diğer Seminerlerimiz:

Çikolata&Şarap
Yoğunlastırılmıs Tadım Kursu
Kırmızı Şarap Hakkında Hersey
Beyaz Şarap Hakkında Hersey
Amatör Şarap Üretimi
Şarapta Fıçı

http://www.anatolian-vineyards.com

Copyright Anatolian Vineyards 2010 Sitemizdeki yazılar izinsiz kullanılamaz

Üzüm bağlarının verimliliğini artıran akıllı robot

“Bu küçük robot 45 derece eğimli arazilere bile tırmanıp üzüm bağlarının haritasını dahi çıkarabiliyor. Bu aygıtı icat edenler bu durum...