16 Haziran 2011 Perşembe

 
Değerli Zeytindostları,
Zeytinyağında duyusal kriterlerin açıklamalarını aşağıda bilgilerinize sunarız.
Saygılarımızla,
Zeytindostu Derneği

 ZEYTİNYAĞINDA POZİTİF ÖZELLİKLER

MEYVEMSİ:
Yağın çeşidine göre meyve aromasının (kokunun) yağın özelliklerini yeşil yada olgun sağlıklı taze meyvelerden elde edildiğini göstermesi yada anımsatması,

Erken hasatta (yeşil zeytinlerden) aroma yeşil meyveyi anımsatır.Geç hasatta (siyah zeytinlerden) olgun meyveyi anımsatır.Kokulara göre taze biçilmiş çimen kokusu,çilek kokusu,çağla badem kokusu,domates yaprağı kokusu gibi taze yeşil meyvemsilik hissedilir.

ACILIK :
Yeşil zeytinlerden yada yeşilden ala tabir edilen meyve döngüsüne geçen zeytinlerden elde edilen yağın karakteristik belirgin tadıdır.Dilin ucu ve yan tarafları ile hissedilir.Yeşil zeytini dalından koparıp yediğinizde ağızınızda hissettiğiniz acılık ile eşdeğerdir.Zeytinde bulunan oleuropein maddesinden meydana gelir.

YAKICILIK:
Yağların genel karakteristiği olan genizde yanma hissi , çoğunlukla yeşil zeytinlerden (Erken hasat) sıkılmış yağlarda görülür.Boğazınızda karabiber yanması gibi bir yanma hissedersiniz.Yemek borunuzdan aşağı inmez genizde kalır.


ZEYTİNYAĞINDA OLUMSUZ ÖZELLİKLER (KUSURLAR)

KOKMUŞ - ÇAMURLU TORTU - FUSTY MUDDY SEDIMENT Çuvallarda yığın olarak saklanan yada depolanan zeytinlerden sıkılan yağlarda (beklemeden dolayı fermantasyon),tanklarda yada saklama koşullarının uygun olmadığı yerde bekletilen yağlarda biriken tortuların yağa karışması ile görülür.Fermantayona uğramış yağların genel karakterini yansıtırlar.

KÜFLÜ - RUTUBETLİ - TOPRAKSI - MUSTY/HUMID/EARTHY Nemli koşullarda bekletilen zeytin meyvesinden üretilen yağlarda görülür.Bekletilmeden dolayı mantarların ve mayaların gelişmesiyle yağa geçen kokulardır.Ayrıca saklama ortamındaki havasız küf ve rurubet kokan ortamlardan da yağa geçebilir.Dip zeytinlerinden,temiz olmayan yıkama suyundan,yada iyi temizlenmemiş zeytinlerden bulaşır.Yağda toprak tadı görülür

ŞARABIMSI - SİRKEMSİ - WINEY - VINEGARY
Bu tat zeytin hamurunun kırıcı malaksör dekantör geçişlerinde iyi temizlik yapılmamasından meydana gelir.Temizlenmeyen zeytin hamurunun beklemesiyle sıcak ortamlarda asetik asit,etil asetat ve etanol oluşur.Kalıntılar mayalanmaya dönüşüm sağlar fermantasyon oluşur ve yağa geçer.

METALİK TAT - METALIC
Zeytin meyvesinin kırıcıdan başlayıp malaksör,dekantör,seperatörden geçişi sırasında sıcağın etkisi ve paslanan yüzeylere temas etmesi ve stoklama araçlarının paslı olmasından meydana gelir.Daha çok paslı teneke ambalajlarda,eski teneke tanklardan bulaşır.

BAYAT - OKSİDE - ÇÜRÜK - RANCID
Yoğun hava temasına bağlı bir kusurdur,Oksijenle sürekli temasta bulunan yağın en belirgin karakteristiğidir.Üzeri açık tanklarda muhafaza edilen yağlarda,yada acılığının uçması için üzeri açık tutulan yağlarda,pamuk filtrelerden geçirilirken hava ile uzun süren temasta oluşur.

TOPRAKSI : EARTHY
Dip zeytinlerinden,temiz olmayan yıkama suyundan,yada iyi temizlenmemiş zeytinlerden bulaşır.Yağda toprak tadı görülür.

KURTLU - OTHER
Zeytin sineğinin verdiği zarardan meydana gelir,kurtlu zeytinlerin sıkılması ile yağda tatlı bir tat oluşur.Yanmış şeker (kremalize) tadı meydana gelir.

ISLAK TAHTA - OTHER
Donmuş zeytin meyvesinin yağa verdiği tatdır.

SAMAN-TAHTA - OTHER
Kuru geçen sezonda iklim sıcakları ile kuruyan zeytinlerden yağa geçen tatdır.

Herkes şarap içer ama...

Mitolojide tanrıların içkisi olarak kabul edilen şarap, Tevrat, İncil ve Zebur'un kutsal içkisidir.

Şarabın ilk ortaya çıkışı ile ilgili çeşitli efsaneler anlatılmıştır. Ama anlatılan en yaygın ve hatta üniversitelerde Ziraat Mühendislerine de Bağcılık kitabından anlatılan en yaygın efsane;
Nuh peygamber bir gün Ağrı Dağı’nın eteklerinde dolaşırken, son derece neşeli bir keçi görür. Hoplayıp zıplayan keçinin neşesinin kaynağını merak eden Nuh peygamber, keçiyi takip eder ve
keçinin iri taneli bir meyveyi yediğini görür. Bu meyveyi çok beğenen peygamber üzüm suyunun tiryakisi olur. Nuh'un keyfini fark eden şeytan, onu kıskanarak yakıcı nefesiyle asmaları kurutur.
Ancak, Nuh bu duruma çok üzülüp kederlenince, şeytan merhamete gelerek, asmayı kurtarmak için 7 hayvanın kanıyla sulanması gerektiğini söyler. Nuh, onun dediği gibi Aslan, Kaplan, Ayı, Köpek, Horoz, Tilki ve Saksağan’dan oluşan 7 hayvanın kanı ile asmayı sular
ve asma yeniden canlanır.

İşte bu yüzden o günden beri üzümün suyundan ya da bu meyveden üretilen içkiyi içenler, ya Aslan gibi cesur, ya Kaplan gibi yırtıcı, ya Ayı gibi kuvvetli, ya Köpek gibi kavgacı veya havlar, ya Horoz gibi öter veya gürültücü, ya Tilki gibi kurnaz, ya da Saksağan gibi geveze olurlar…

Gürtap Davutoğlu


9 Haziran 2011 Perşembe

Port Alaçatı Şarap Festivali Başlıyor!




Port Alaçatı, kalabalık şehirlerin ve normal yaşamın yorucu temposundan kurtulmak isteyenlere sakin bir yaşam stili, aktif bir ortam arayanlara ise sörf, yelken, derin deniz balıkçılığı ve diğer pek çok spor olanakları ve farklı etkinlikler sunuyor.

Port Alaçatı 2011 yazına bir şarap etkinliği ile başlıyor. Port Alaçatı Şarap Festivali süresince yapılacak “Şarap” etkinlikleri kapsamında, ziyaretçiler,  Türkiye’nin önde gelen şarap üreticileri tarafından kurulan tadım stantlarında birbirinden lezzetli şarapları tatma fırsatı yakalayabilecekler. Şarap tadımları, 24-25-26 Haziran 2011 tarihlerinde 18:00-22:00 saatleri arasında gerçekleşecek.


15 ayrı üreticinin 130’a yakın şarabını tatma fırsatı şarapseverleri bekliyor!
Port Alaçatı Şarap Festivali’ne katılacak üreticiler arasında Arcadia, Büyülübağ, Diren, Doluca, Kavaklıdere, Kayra, Pamukkale, Sevilen, Şato Nuzun, Umurbey, Urla, Vinkara, Vinoluş, Yazgan ve Yücel  firmaları yer alıyor.

Port Alaçatı Şarap Festivali süresince, Port Alaçatı yeme- içme mekanları Deli Deli Resto-Bar, Ferdi Baba Restaurant, Kydonia, Marina Lokanta, O Ev, Port Restaurant, Porto Maria ve The Winston Club; ziyaretçilere mükemmel şaraplar ile tadacakları eşsiz lezzetler hazırlıyorlar.

Seminerler ve söyleşiler 
Etkinlik kapsamındaki ücretsiz seminer ve söyleşiler Deli Deli Resto-Bar’da  gerçekleşecektir.

ETKİNLİK TAKVİMİ
> 24 Haziran 2011 Cuma
Port Alaçatı Şarap Festivali Açılış Kokteyli
19:00 / Port Alaçatı Etkinlik Alanı

> 25 Haziran 2011 Cumartesi
Şarapta Meşe
19:00 / Deli Deli Resto-Bar
Jean Luc Colin - Önolog

Eski Dünya - Yeni Dünya Şarapları & Şarapçılığı
20:00 / Deli Deli Resto-Bar
Perran Arıbal - Şarap Eğitmeni

> 26 Haziran 2011 Pazar
Monosepaj & Kupaj Şaraplar
19:00 / Deli Deli Resto-Bar
Jean Luc Colin - Önolog

Öküzgözü & Boğazkere Üzümleri
20:00 / Deli Deli Resto-Bar
Saba Açıkgöz – Önolog

> 24 - 25 Haziran Cuma - Cumartesi
18:00 – 22:00 saatleri arasında şarap üretici tadım stantlarından 130’a yakın şarabın tadımı yapılabilecektir.

Etkinlik Dijital Mecra Bilgileri:
Basın bültenini , etkinlik posterini  jpg ve pdf olarak  etkinlik web sitesinde iletişim bölümünden indirebilirsiniz.


KİM KİMDİR?

Jean Luc Colin
Fransa’daki üst düzey eğitimine Nantes Üniversitesi’nde Gıda Tarımına Uygulanmış Bitki Fizyolojisi Eğitimi (Maîtrise Physiologie Végétale appliquée à l’agroalimentaire Université de Nantes, 1988) alarak başladı. Daha sonra Bağcılık ve Şarapçılık üzerine Bordeaux Üniversitesi’nde eğitimine devam etti (Diplôme d’Etudes Approfondies en Ampélologie et Oenologie Université de Bordeaux, 1989) ve bu eğitimini Şarap Uzmanlığı bölümüyle tamamladı (Diplôme National d’Oenologie (Université de Bordeaux, 1990).
Profesyonel hayatına 1990–1991 yıllarında başlayarak Bordeaux (Pessac-Leognan ve Barsac) ve Armagnac'da çeşitli satolarda yardımcı şarap üretim uzmanı olarak çalısan Colin;1991–2002 yılları arasında Kavaklıdere Şarapları A.Ş.'de şarap üretim sorumlusu olarak çalıştı. Kavaklıdere firmasında, özellikle Türkiye bağcılık ve şarapçılık sektörüne Narince, Öküzgözü, Boğazkere ve Kalecik Karası üzümlerin üretilmesine destek vererek bunlardan yapılan monosepaj şarapların piyasaya sunulmasını sağladı. 2002 yılında Anatolian Vineyards şirketini kurdu ve danışmanlık hizmeti vermeye başladı:
Sevilen 2002–2004, Pamukkale 2002–2004, Mey – Kayra 2004–2006, Selendi 2002, Yücel Vineyards 2006, Umurbey Şarapları 2006, Diren Şarapları 2006

Perran Arıbal
Ankaralı olan Arıbal, uzun yıllardır içinde bulunduğu şarap sektörüne; 1997 yılında Kavaklıdere Şarapları A.Ş.’ de Halkla İlişkiler, Eğitim ve Reklam Sorumlusu olarak adım atmıştır. 2005 Şubat ayında emekli olduğu Kavaklıdere Şarapları’nda bulunduğu süre içerisinde hem nihai tüketici hem servis personeli hem de şarap sektörü çalışanlarının eğitiminde farklı tekniklerin yaratılması ve gerçekleştirilmesi, tadım organizasyonları, yeni ürün lansmanları, basın ilişkileri gibi pazarlama ve tanıtım konularında çalışmıştır.
2005 Şubat'ında ise İstanbul'a gelerek, 2007 yılına kadar, sektörde bulunan Napa California Şarapları, Kerme Fransız Şarapları ve Corvus ile tadım, eğitim ve tanıtım konularında sürdürdüğü çalışmalarını Kayra Şarap Akademisi Eğitim Müdürü olarak devam ettirmiştir.
Kasım 2008 itibariyle, tarafsız ve atölye çalışmaları ağırlıklı eğitimler veren “Anatolian Wineyards” ekibiyle birliktedir.
Ocak 2010 tarihi itibariyle şarap, zeytin ve zeytinyağı, çay, kahve başta olmak kaydıyla tüm Gusto Lezzetler ile ilgili etkinlikler düzenleyen ve sektörel işbirliği – güç birliği projeleri üreten Vinovasyon Ltd. Şti.’nin kurucularındandır.

Saba Açıkgöz
2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nü bitirdikten sonra, Bordeaux II Victor Segalen Üniversitesi Önoloji Bölümüne devam ederek Önolog unvanı aldı (Oenologue Diplômé d'Etat Université de Bordeaux 2005). Açıkgöz; üç yıl boyunca Domaine De Cantemerle'de (AC Bordeaux Supérieur) hem bağcılık yönetiminde hem de şarap üretim sorumlusu olarak çalıştı (2003–2005).
Daha sonra Château Gruaud-Larose'da (Grand Cru Classé en 1855) kısa bir süre, fermantasyon yöntem iyileştirilmesinden sorumlu şarap üretim uzmanı olarak çalışan Açıkgöz; 2005 yılında Türkiye'ye dönerek 2005 ve 2006 hasat kampanyaları sırasında Mey A.Ş.'de Önolog olarak görev yaptı.
Daha sonra Jean Luc Colin ile birlikte çalışmak üzere, 2006 yılında Anatolian Vineyards şirketine ortak olarak, danışmanlık hizmetine başladı.

Vinovasyon
Organizasyon Direktörü : Perran Arıbal

İletişim bilgileri:
T   : 0 216 478 63 19 begin_of_the_skype_highlighting            0 216 478 63 19      end_of_the_skype_highlighting
F   : 0 216 478 30 97
C  : 0 532 281 44 56 begin_of_the_skype_highlighting            0 532 281 44 56      end_of_the_skype_highlighting
C  : 0 532 234 38 64


Port Alaçatı
Koordinasyon: Derya Yıldırım
İletişim bilgileri:
T: 0232 716 63 73 begin_of_the_skype_highlighting            0232 716 63 73      end_of_the_skype_highlighting
F: 0232 716 63 65
C: 0533 252 87 71
M: dyildirim@portalacati.com.tr

24 Mayıs 2011 Salı

Kanyon Şarap Günleri’nin Ardından…

2. Kanyon Şarap Günleri 'nin ardında bu güzel organizasyonu hazırlayan ekipde yer alan Şakir Akışık ile şarap, kanyon şarap günleri ve gelecekte yapmayı planladıkları etkinlikler üzerine konuştuk.



Keyif Notları : Şarapla tanışmanız nasıl oldu? İçtiğiniz ilk şarabı hatırlıyor musunuz?

Şakir Akışık : Şarapla tanışmam öğrencilik yıllarında oldu. İlk içtiğim şarap 2 ve 5 litrelik plastik şişelerde Hitit şarabı idi. Sonrasında Papazkarası şarabı içiyorduk. Bu bir kalite göstergesiydi. Cam şişedeydi ama hâlâ plastik kapaklı idi. Şarap tüketici olmanın dışında , sektör olarak ilgim 1987 yılında,Koç Holding’e bağlı Düzey pazarlamada çalışmaya başladıktan sonra oldu. Düzey’de şarabı da içeren alkolü içki firmaları raporunu ben hazırlamaya başladım. Daha sonra şarap diğer içkilerden kendini ayrıştırdı ve kopmaz bir yol arkadaşım oldu .



Yıllardır şarap sektörünün içinde profesyonel olarak görev aldınız. Sizin tercih ettiğiniz üzüm cinsi ve şarap bölgesi veya özellikle sevdiğiniz bir şarap var mı?

Beyaz olarak Sauvignon Blanc özel tercihimdir. Ardından Narince geliyor.Kırmızı olarak Boğazkere ve Cabernet Sauvignon özel tercihimdir. Üzümün yolculuk yapmasını anlamıyorum. O nedenle daha çok şato tipi üretim yapan butik şarap üreticilerinin ürünlerini tercih ediyorum. Denizli bölgesinin şarabımıza ciddi bir değer kattığına inanıyorum ve fakat özel bir bölge ayrımı yapmıyorum. Her bölgenin kendi teruarına göre mükemmel işler çıkaran üreticilerimiz var. Özel olarak sevdiğim bir şaraptan çok son dönemde çoklu kupaj şaraplar, rozeler ve son olarak şarap pazarını bir olasılık olarak büyütebileceğine inandığım, bira ile sert rekabete girecek , düşük alkollü şaraplar ile ilgileniyorum.



Kanyon Şarap Günleri düşüncesi nasıl ortaya çıktı? Kanyon’un ve şarap üreticilerinin ilk yaklaşımları nasıl oldu?

Biz grup olarak (Jean Luc Colen ve Perran Arıbal) üretim, pazarlama ve satış danışmanlığı yapıyoruz. Kimi üreticilerin şaraplarını üretiyoruz, pazarlama ve halkla ilişkiler sürecini yönetiyoruz, satış ve satış yönetimi ile ilgili süreç takiplerini yapıyoruz ancak her aşamada nihai tüketicinin farkındalığını artırmak, karşımıza bir sorun olarak çıkıyordu. Çok kıymetli şaraplar üretiliyor ancak, tek marka anlaşmalar, zincir mağazaların akıldışı istekleri nedeniyle bu kıymetli markalar nihai tüketici ile buluşmakta dönem dönem zorlanıyorlardı. Bu sorunu nasıl çözeriz? Butik üreticileri nihai tüketici ile direk nasıl buluşturabiliriz ? vb sorularımızın cevabı olarak şarap tadım günleri kurgusu ortaya çıktı. Her kanalı aradan çıkarıp butik şarap üreticileri başta olmak kaydıyla ve dolayısı ile tüm şarap üreticilerini basit, sade ve temiz bir kurgu ile direk nihai tüketici ile buluşturmaya başladık. 24-25-26 Eylül 2010 tarihlerinde Çeşme Marina’da “Çeşme Marina Şarap Festivalini”gerçekleştirdik. 25-26-27-28 Kasım 2010 tarihlerinde Kanyon’da “Kanyon Şarap Tadım Günleri”ni düzenledik. Kanyon Yönetimi ile yılda iki şarap etkinliği gerçekleştirme ortak fikrimiz çerçevesinde 13-14-15 Mayıs 2011 tarihlerinde “2. Kanyon Şarap Tadım Günleri”ni gerçekleştirdik. Bu deneyimler grup olarak bizim misyonumuz yeniden gözden geçirmemiz neden oldu. Misyonumuza bir ekleme yaptık. “NİHAİ TÜKETİCİ İLE ŞARAP ÜRETİCİSİNİ BULUŞTURMAK VE ŞARAP PAZARINI BÜYÜTMEK” Kanyon,İstanbul’da gerçekleşen şarap günlerine ev sahipliği yapıyor. Kanyon yönetimi inanılmaz bir ekip. Bu kadar sonuç odaklı ve aynı zamanda insan sıcağı bir ekip ile hiç çalışmamıştık. Çok uyumlu bir çalışma götürüyoruz. 3.Kanyon Şarap Tadım Günleri”nde buluşmak dileğiyle diyerek etkinlik sonrası değerlendirme toplantısını daha yeni bitirdik.

Nihai tüketicilerin bir çoğu “biz bu şarapları tanımıyorduk. Tanıdıklarımıza da ulaşamıyorduk. Bizi Türkiye şarap sektörünün önemli hazineleri ile tanıştırdığınız için çok teşekkür ederiz” diyorlardı. Çok fazla kişiden bu sözleri duyunca doğru yolda olduğumuz anladık. İşin özeti de buydu zaten. Tam da bunu yapmak istiyorduk. Sanırım yaptık dedim.

Şarap üreticilerinden aldığımız olumlu geri dönüşler de bizleri mutlu ediyor. Şarap üreticilerini ekipleri ile keyifli bir işbirliği havasında gerçekleşiyor etkinlikler. Bu tür etkinliklerde genelde minimum dört taraf oluyor. Bizim etkinliğimizde de öyle oldu: Nihai tüketiciler, katılımcı şarap üreticileri, Kanyon Yönetimi ve organizasyonu gerçekleştiren Vinovasyon.Yani biz. Genelde bu dört tarafın birisi bir takım nedenler ile mutsuz olur. Tarafların ikisi mutsuz oluyor ise zaten etkinlik başarısız olmuştur. Bu etkinlikte tarafların dördü de etkinlikten mutlu ve devamını ister bir şekilde ayrıldı. Biz bu nedenle genel olarak tüm katılımcı tarafların mutlu olduğu bir organizasyon gerçekleştirmenin keyifli yorgunluğunu yaşıyoruz. Kanyon ve benzeri etkinliklerimizin şarap üreticilerinin işbirliğini geliştiriyor olması da başka bir sevinç kaynağımız.



Biz 3 günde şarapları tatmaktan keyif alıyoruz. Bu o kadar kolay olmasa gerek, projenin geresin de nasıl bir ekip var?

Projenin arkasında çok kıymetli bir ekip var.Birincisi daha önce bahsettiğim Kanyon Yönetimi var. İkincisi şarap üreticilerini pazarlama ekipleri var. Son olarak Jean Luc Colen, Perran Arıbal ve ben organizasyonun tamamlayıcılarıyız. Tabiki Vinovasyon grubun tasarım ve web tabanlı çözüm ortağını, sosyal mecra yönetimi çözüm ortağını, basın yönetimi çözüm ortağını unutmamak lazım. Sonuç olarak etkinlik organizasyonu yaklaşık 75 - 80 arası kişinin yoğun emeği ile gerçekleşiyor.



Biz dışarıdan bakınca keyifli bir organizasyon olarak görülüyor. Geleneksel olarak uzun yıllar devam etmesini ümit ediyoruz. Ülkemizde özellikle şarapla ilgili birçok zorluğun olduğunuz biliyoruz. Düşlediğiniz etkinliği, etkinlikleri tam istediğiniz gibi yapabildiniz mi?

Nihai tüketici odaklı, olabildiğince basit, müzik içeren temiz bir etkinlik hedefledik. Kanyon etkinliği özelinde, koyduğumuz bu temel rasyonellere göre istediğimiz gibi bir etkinliği esasen tam olarak gerçekleştirdik.

Kanyon etkinliği dışında yurtdışından gelecek sanatçılar ile desteklenecek, İstanbul’un büyük konser alanlarından birinde iki gün sürecek , şarap tadımı, otellerin yemek sunumu (şimdilik bu kadarını açıklamış olayım) yapacağı büyük bir müzik ve şarap festivali “Wine Weekendfest” düzenlemeyi düşünüyoruz. Birlikte çalışmayı yürüttüğümüz firmalar ile birlikte izin sorunları yaşayacak gibi görünüyoruz. Özellikle 24 yaş sınırı ile ilgili. Bu nedenle “Wine Weekendfest” içeriğinde oynamalar , kısıtlamalar yapıyoruz. Bu da hoşumuza gitmiyor ancak bu aşamada yeni yasal düzenlemeler olmadan yapacak bir şey yok gibi görünüyor.



Kanyon şarap günleri henüz başında ama bu süreçte unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız?

Şarabı bir tüketici olarak bilen ancak dil sürçmesi ile “Kırmızı Chardonnay şarabınızı tadabilir miyim ? “diyen ismi bizde saklı tadım misafirimiz etkinliğin en eğlenceli anısıydı. Etkinliğin ilk günü dışardan yoğun alkol alıp gelmiş bir çifti etkinlik alanından çıkarmak zorunda kaldık.. Ertesi gün sizi yine bekliyorum dedim ama gelmediler. Keşke gelselerdi. Esasen çok sevimli bir çifttiler. Son olarak Perran Arıbal 24 yaş konusun da kuş uçurmadığını hatırlıyorum. Bir kaç kez kimlik kontrolü yaptığını bile gördüm.



Biraz da Silis Danışmalık üzerine konuşalım.. Tam olarak neler yapıyorsunuz? Şarap sektörün de başlıca verdiğiniz hizmetler nelerdir? Türkiye şarap sektörünü nasıl görüyorsunuz? Gelecek için düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Silis Danışmanlık benim şahıs şirketim. Bu şirket üzerinden satış ve satış yönetim danışmalığı veriyorum. Silis Danışmanlık çatısı altında;Markaların yaratım sürecine katılım, şirketin sektör önceliklerinin belirlenmesi, hedef müşteri kategorisinin belirlenmesi, hedef dağıtım kanal önceliği ve/ya dağıtım kanal ağırlık tercihinin belirlenmesi, şirketin dağıtım modelinin belirlenmesi ve seçilecek modelin stratejilerinin ve alt yapısının oluşturulması, şarap markaların segment bazında konumlandırılması, yıl ve aylar bazında şirket satış hedeflerinin oluşturulması, yıl ve / aylar bazında toplam masraflar tablosunun oluşturulması , yıl ve aylar bazında tahmini kar/ zarar tablosunun oluşturulması, kadro kurulacak bölgelerin belirlenmesi, ihtiyaç duyulan kadroların belirlenmesi ve istihdamı gibi konular ile başlayıp giderek derinleşen şirket süreç yönetimi konularında danışmalık hizmeti veriyorum.

Kanyon etkinliğini yapan şirketimiz ise Vinovasyon. Vinvasyon, Jean Luc Colen , Perran Arıbal ve benim birlikte kurduğumuz bir şirket. Şarap ile ilgili tüm alanlarda hizmet verebilmek için kurulmuş bir işbirliği - güçbirliği şirketi.Türkiye şarap sektörünü nasıl görüyorsunuz sorusu çok kapsamlı bir soru ve cevabı da oldukça kapsamlı olacaktır ancak kısaca bir kaç şey söylemek gerekirse; 2010 Alkollü içki tüketim verileri açıklandı. 2010 toplam alkollü içki tüketimi 1.037.603.394 (ithalat verileri hariç) litredir. Şarap tüketimi 57.952.540 litre. Rakı tüketimi 46.380.793 litre. Bira tüketimi ise 920.120.326 litredir. Litre bazın da toplam alkollü içki tüketimi içinde şarap tüketiminin payı % 5,59. Bu rakamı büyütemediğimiz sürece şarap sektörün de sürekli ve sürdürülebilir büyüme yakalamamız çok zor görünüyor. Bu konu da temel eksiklerin başında sektörün ölçülebilir olmaması geliyor. Sektörde ölçülebilir tek rakam zincir mağazalar satış verileridir. Türkiye satış verileri kanal bazında, bölge bazında netleştirilemediği sürece şarap pazarını ölçmek ve stratejik bir büyüme planı gerçekleştirmek mümkün olmuyor. Strateji , taktiğe kurban ediliyor. Bu nedenle piyasa ölçümleme yatırımı, şarap sektörünün birinci önceliğidir. Tüm şarap üreticileri ile işbirliği içinde , şarap pazarını ölçebilecek pazar araştırmaları yaptırabilirsek dış sektörel rekabet (bira,rakı, ağır alkollü içkiler ile rekabeti kastediyorum) yapabiliriz. Aksi halde tüm üreticiler % 5,59 olan şarap pazarından pay almak için kıyasıya ve sadece birbirleri ile rekabet ederek yıpratıcı bir sektörel piramit yaratmak zorunda kalacaklar / kalıyorlar. Esasen asıl rekabet şarap üreticilerinin kendi aralarında ki yıpratıcı iç rekabet değildir. İç rekabette gereklidir ancak öncelik, alkollü içki pazarının litre bazında % 88,68’ini oluşturan bira sektörü ile yapılacak olan dış rekabettir. Bu nedenle şarap sektöründe, bira sektörü ile rekabet edecek, anlayışa, işbirliğine , inovatif proje ve yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır.

Geleceğe dönük yapacağımız etkinlikler ile ilgili kısaca şu bilgileri verebilirim. Şu anda 24-25-26 Haziran 2011 tarihinde Port Alaçatı Marina’da gerçekleştireceğimiz “Alaçatı Şarap Festivali”ni düzenleme çalışmaları ile uğraşıyoruz. Hemen ardından Temmuz ayında  Bodrum’da “Bodrum Şarap Günleri”ni düzenleyeceğiz. Aynı şekilde daha önce bahsettiğim İstanbul’da gerçekleşecek büyük bir şarap ve müzik festivali olan “Wine Weekendfest” çalışmalarımızda devam ediyor.



Size şarap yolculuğunuzda başarılar dileriz. Kadehinizden sevdiğiniz şarap eksik olmasın. Teşekkürler.

Ben teşekkür ederim. “Keyif Notları”nın takipçisi ve grup olarak sizlerin başarılarınızın devamını diliyoruz. Sizin, dolayısıyla şarap sektörüne emek veren tüm inisiyatiflerin, irili, ufaklı tüm şarap üreticilerinin yolu açık olsun.

Keyif Notları

10 Mayıs 2011 Salı

8.Satış Zirvesi 2011


“8. Eduplus Satış Zirvesi” Ulusal ve uluslararası kuruluşların üst düzey satış ve pazarlama profesyonelleri, Genel Müdürler, pazarlama alanında ünlü akademisyenler ve yazarların katılımıyla 25-26 Mayıs’ta İstanbul Sheraton Hotel’de gerçekleştirilecek. Eduplus ve Taktx, 8. Eduplus Satış Zirvesi’nde kamuoyunun yakından tanıdığı önemli konuşmacıları bir araya getiriyor. Eduplus, iş dünyasının yakından takip ettiği Zirve ve Konferanslar zincirine “8. Satış Zirvesi” ile devam ediyor.
Eduplus, katılımcılara daha önce organize ettiği zirvelerde olduğu gibi güçlü bir içerik ve konusunda uzman yöneticiler ile zengin bir öğrenme platformu sunuyor. 8. Eduplus Satış Zirvesi, 25-26 Mayıs’ta İstanbul Sheraton Hotel de gerçekleştirilecek. Zirve, konuşmacı ve katılımcıların yüksek profili, fark yaratan anlayış ve uygulamaları, dinamik yapısı, interaktif seansları ile konusunda Türkiye’nin en kapsamlı zirvelerinden biri olma özelliği ile dikkat çekiyor. Zirvede çok uluslu şirketlerin başarılı ve deneyimli yöneticilerinin yanı sıra satış dünyasının ünlü yazarları ve akademisyenlerinden oluşan geniş bir konuşmacı kadrosu katılımcılar ile buluşacak. Engin Oytaç Tanı Pazarlama ve İletişim Hizmetleri-PARO Genel Müdürü ve Kurucusu, Nevzat Aydın Yemek Sepeti CEO’su, Ergin Akman Nestle Waters Pazarlama Direktörü, Dr. Engin Baran Stratejik Marka Danışmanı ve Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi, Aydın Belet POEM Yayıncılık Pazarlama ve Mülakat Uzmanı Haluk Yıldız Kraft Foods Satış Direktörü, Ertan Cüceloğlu Efes Pilsen Satış Direktörü, Anıl Kırtıl Henkel Türkiye Yerel Zincir Mağazalar Müdürü, Taner Özdeş Infonet Genel Müdürü, Yasemin Sungur Yasemin Sungur Gelişim Enstitüsü Kurucusu, Prof. Dr. Bengi Semerci Bengi Semerci Enstitüsü Psikiyatrist, Ayşe Naz Oral Covidien Sağlık A.Ş. İnsan Kaynakları Direktörü, İdil Türkmenoğlu İK Yöneticisi ve Eğitmen, Prof. Dr. Yavuz Odabaşı Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi, İlhan Ürkmez Yazar, Danışman ve Eğitimci, Gültekin Güldür CRM Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı, Rana Özşeker RNA Değişim Yönetimi Yönetici Koçu, Meltem Beyazıt Tepeler KM Events Kurucu Başkanı ve daha birçok isim zirvede yer almaktadır.
8. Satış Zirvesi’ne Kimler Katılmalı?
• Satışla ilgili güncel teknikler ve becerilerle tanışmak isteyenler
• Satış alanında yol gösterici yenilikleri öğrenmek isteyenler
• Satışla ilgili bilgi ve deneyim alışverişinde bulunmak isteyenler
• Bilgilerini ve bakış açılarını tazelemek isteyenler
• Kendi tarzlarını sorgulamak isteyenler
• Verimli tartışmalar yapabilmek isteyenler
• Bireysel ilişkiler geliştirmek isteyenler
• Bireysel ve kurumsal katma değerlerini artırmak isteyenler
8. Satış Zirvesi’nde katılımcılar; interaktif bir ortamda Fark Yaratan Satış Taktikleri: Satışta Yaratıcılık, Yenilik ve Farklılaşma, Satışta İletişimin Gücü: Beden Dili, Güzel Konuşma ve Etkili Sunuş, Geleceğin Dünyasının Yeni Satış Yöntemleri: Yeni Trendler ve Uygulamalar, Satışta Başarılı Ekip Kurma ve Yönetme Teknikleri, Satışta Duyguları Anlamak ve Kontrol Etmek, Yöneticilerden Satış ve Pazarlama Taktikleri, Başarının Formülü: Müşteri, Teknoloji ve Üstün Hizmet, Satış Stratejilerinizi Marka Temeli Üzerine Kurun, Marka Gücünü Satıyoruz, Satıcıların Bilmesi Gereken Fütürist Yaklaşımlar: Dijital Pazarlama, Değişen Müşteri ve Gelecek, Sıradışı Satış ve Inovasyon: Yaratıcı Pazarlama Fikirleri İle Satışlarınızı Arttırın, Global Pazarlama ve Satış Uygulamaları: Satış Oyununda Değişen Kurallar, Mükemmel Satıcı Olmanın 55 Anahtarı: İlişki Geliştirme, Sorun Çözme, Hedefler ve Planlama, Satışın İki Temel Sorunu: Zamanı İyi Yönetememek ve Verimsiz Toplantılar için Çözüm Önerileri gibi 30’u aşkın konuda dünya ile aynı anda güncel bilgilerini öğrenme ve kurumsal katma değerlerini artırma fırsatı yakalayacaklar.
Zirve ile ilgili daha detaylı bilgi ve kayıt için:
Tel:             0216 465 53 53      
E-mail: konferans@eduplus.com.tr; info@satiszirvesi.com
Web: www.eduplus.com.tr; www.satiszirvesi.com

4 Mayıs 2011 Çarşamba

2.Kanyon Şarap Tadım Günleri

Türkiye’nin  en önemli,  nihai tüketici odaklı şarap etkinliğine KANYON yine ev sahipliği yapıyor.

13 – 14 - 15 Mayıs  2011 tarihlerinde  2.Kanyon Şarap Tadım Günleri  başlıyor.
 
2.Kanyon Şarap Tadım Günleri katılımcı şarap üreticileri.
Arcadia, Büyülübağ, Diren, Doluca, İdol, Kavaklıdere, Kayra, Küp, Likya, Pamukkale, Şato Nuzun, Umurbey, Urla, Vinkara, Yazgan

2O11 Yazının en iyi şaraplarını tadıyoruz.
13 -14 –15  Mayıs tarihlerinde  16:00 20:00 saatleri arasında 120’e  yakın  şarabın tadımını  birlikte yapacağız.

15 Mayıs 2011 Saat 14:00 – 16:00  Kapanış  Konseri
AYHAN SİCİMOĞLU

14 -15 Mayıs  2011 tarihlerinde seçkin  konu ve konukları ile  gerçekleşecek  seminer ve söyleşiler
Bistro Coco’da

ETKİNLİK TAKVİMİ

13 Mayıs 2011  Cuma
19:00  2. Kanyon Şarap Tadım Günleri  Açılış  Kokteyli

Yer: Etkinlik alanı

14 Mayıs 2011  Cumartesi

16:00   Yemek ve Şarap Uyumunun Temel Kuralları

Jean Luc Colin- Önolog
Yer : BISTROT COCO   Kat : G



17:00   Çikolata ve Şarap
Saba Açıkgöz - Önolog
Yer : BISTROT COCO   Kat : G


18:00  Roze ve Blush şaraplar

Perran Arıbal  / Şarap Uzmanı
Yer : BISTROT COCO   Kat : G

19:00  Şaraptan Keyif Almanın İncelikleri

Jean Luc Colin- Önolog
Yer : BISTROT COCO   Kat : G


15 MAYIS 2011  Pazar

14:00 – 16:00  AYHAN SİCİMOĞLU Konseri
Yer  : Etkinlik Alanı

16:00 Şarabın Havalandırılması! Karafaj mı, dekantaj mı?

Jean Luc Colin- Önolog
Yer : BISTROT COCO   Kat : G

17:00  Yabancı Sommelier gözüyle Anadolu Şaraplarının,  Anadolu yemekleri ile  uyumu
Stéphane Vattepain   Sommellier
Yer : BISTROT COCO   Kat : G


18:00  Mahzen oluşturma
Şeyla Ergenekon –  Şarap Yazarı
Yer : BISTROT COCO   Kat : G



13 – 14 Mayıs 2011
16:00 – 20:00 Belirtilen saatler  aralığında  şarap üretici tadım  standlarından   120’ye  yakın  şarap tadımı  yapılabilecektir.

15 Mayıs 2011
Konser nedeniyle şarap tadımı 13:00 – 14:00 ve 16:00 – 19:00 arasında yapılacaktır.



Kim Kimdir:


Jean Luc Colin : Fransa’daki üst düzey eğitimine Nantes Üniversitesinde gıda tarımına uygulanmıs bitki fizyolojisi eğitimi (Maîtrise Physiologie Végétale appliquée à l’agroalimentaire Université de Nantes, 1988) alarak basladı. Daha sonra Bağcılık ve Şarapçılık üzerine Bordeaux Üniversitesi’nde eğitimine basladı (Diplôme d’Etudes Approfondies en Ampélologie et Oenologie Université de Bordeaux, 1989) ve bu eğitimini Şarap Uzmanlığı bölümüyle tamamladı (Diplôme National d’Oenologie (Université de Bordeaux, 1990).
Profesyonel hayatına 1990–1991 yıllarında baslayarak Bordeaux (Pessac-Leognan ve Barsac) ve Armagnac'da çesitli satolarda yardımcı sarap üretim uzmanı olarak çalısan Colin;
1991–2002 yılları arasında Kavaklıdere sarapları AŞ'de sarap üretim sorumlusu olarak çalıstı. Kavaklıdere firmasında, özellikle Türkiye bağcılık ve sarapçılık sektörüne Narince, Öküzgözü, Boğazkere ve Kalecik Karası üzümlerin üretilmesine destek vererek bunlardan yapılan monosepaj sarapların piyasaya sunulmasını sağladı.
2002 yılında Anatolian Vineyards sirketini kurdu ve danısmanlık hizmeti vermeye basladı:
Sevilen 2002–2004 ,Pamukkale 2002–2004 ,Mey – Kayra 2004–2006, Selendi 2002, Yücel Vineyards 2006, Umurbey Şarapları 2006, Diren Şarapları 2006

Perran Arıbal : Ankaralı olan Arıbal, uzun yıllardır içinde bulunduğu şarap sektörüne; 1997 yılında Kavaklıdere Şarapları A.Ş.’ de Halkla İlişkiler, Eğitim ve Reklam Sorumlusu olarak adım atmıştır. 2005 Şubat ayında emekli olduğu Kavaklıdere Şarapları’nda bulunduğu süre
içerisinde hem nihai tüketici hem servis personeli hem de şarap sektörü çalışanlarının eğitiminde farklı tekniklerin yaratılması ve gerçekleştirilmesi,
tadım organizasyonları, yeni ürün lansmanları, basın ilişkileri gibi pazarlama ve tanıtım konularında çalışmıştır.
2005 Şubat'ında ise İstanbul'a gelerek, 2007 yılına kadar, sektörde bulunan Napa California Şarapları, Kerme Fransız Şarapları ve Corvus ile tadım, eğitim ve tanıtım konularında sürdürdüğü çalışmalarını Kayra Şarap Akademisi Eğitim Müdürü olarak devam ettirmiştir.
Kasım 2008 itibariyle, tarafsız ve atölye çalışmaları ağırlıklı eğitimler veren "Anatolian Wineyards" ekibiyle birliktedir.
Ocak 2010 tarihi itibariyle Şarap,Zeytin ve Zeytinyağı, Çay, Kahve başta  olmak  kaydıyla tüm Gusto  Lezzetler ile  ilgili  etkinlikler düzenleyen ve sektörel işbirliği – güç birliği  projeleri  üreten Vinovasyon Ltd Şti’nin kurucularındandır..

Stéphane Vattepain : Ailem Paris’te pastaneciydi, ben pastanede büyüdüm. Okulu bitirince tanıdığım işi yapmak düşüncesiyle bir restorana garson olarak girdim ve çok keyif aldım. Restorandaki ikinci senemde bir sommelier aldılar işe. Ve işte üzerinden 15 yıl geçmiş! Geldiği günden itibaren onu izlemeye başladım. Yaptığı iş bende merak uyandırdı. Mahzende şarapları yerleştirişi, mantarları koklayışı... Garsonluktan sonra ben de bu tarz bir şey yapabilirim diye düşündüm ve şarabı öğrenmeye karar verdim. Ve işte üzerinden yıllar geçmiş! Kısacası bu meslek aslında benim rüyam değildi, yolda karşılaştım kendisiyle! Fransa’da eğitim iki şekilde. Ya okulda üç senelik eğitim üstüne altı aylık staj yapıyorsun, ya da bir sene boyunca tek gün okula gidip diğer günler şehrin en iyi ve şarap listesi en kabarık restoranlarında çalışıyorsun. Ben ikincisini tercih ettim.

Saba Açıkgöz  : 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nü bitirdikten sonra, Bordeaux II Victor Segalen Üniversitesi Önoloji Bölümüne devam ederek Önolog unvanı aldı (Oenologue Diplômé d'Etat Université de Bordeaux 2005).Açıkgöz; üç yıl boyunca Domaine De Cantemerle'de (AC Bordeaux Supérieur) hem bağcılık yönetiminde hem de sarap üretim sorumlusu olarak çalıstı (2003–2005).
Daha sonra Château Gruaud-Larose'da (Grand Cru Classé en 1855) kısa bir süre, fermantasyon yöntem iyilestirilmesinden sorumlu sarap üretim uzmanı olarak çalısan Açıkgöz; 2005 yılında Türkiye'ye dönerek 2005 ve 2006 hasat kampanyaları sırasında Mey AŞ'de Önolog olarak görev yaptı.
Daha sonra Jean Luc Colin ile birlikte çalısmak üzere, 2006 yılında Anatolian Vineyards sirketine ortak olarak, danısmanlık hizmetine basladı.

Şeyla Ergenekon : Üniversite de okurken İspanya'nın ünlü şarap bölgesi Rioja'da bir yaz okuluna katılır. Yanında kaldığı aile şarap üreticisidir. Yirmi yaşında ilk şarap derslerini almaya başlar. Şarap konusunda ne bulursa okumaya başlar. Ama 90'lı yıllarda şarap ithalatı olmadığı için okuduğu öğrendiği çeşitleri ancak yurt dışına çıktığında tadabilir. 1995 yılında Şarap Dostları Derneği'ne üye olur. Burada tek başına alıp içemeyeceği kadar iyi şarapları deneme fırsatı bulur.
 Hem Şarap Dostları Derneği üyesi ve hem aile dostları akademisyen Dr. Ertan Anlı sayesinde şarapla ilgili bilgi dağarcığı genişlemeye başlar. Daha sonra eşiyle birlikte bir süre Amerika'da yaşar. Orada şarapla ilgili ne kadar kurs bulursa katılır şarap bölgelerini dolaşır. Bu arada Kayseri Talas'dan göçen büyük dedelerinin bir zamanlar bağları olduğunu ve şarap yaptıklarını öğrenir.
 "Şarap nasıl ve ne kadar saklanır?", "Nasıl tadılır ve değerlendirilir?", Bir şarabın hatalı olduğu nasıl anlaşılır?", "Etiketi nasıl okunur?", "Yemek ve şarap uyumu" gibi soruların yanı sıra üzümün şarap yolculuğu, ülkeler ve şarapları hakkında temel bilgiler içeren "Şarapla Tanışma" 1999 yılında Tuğrul Şavkay'ın önsözüyle yayımlanır.
 Fransa'da, Bordeaux Bölgesinde kursa gider. 2007 yılında da California Üniversitesi'nin uzaktan öğretim "Wine making" programına kaydolur.
Şeyla Ergenekon "Şarapla Tanışma"dan sonra "Türk Şarapları" adlı bir kitap hazırlar. Bu yıl da "Turkish Wines" adıyla Türk şarap çeşitlerini, üzümlerini ve üreticilerini anlatan İngilizce bir kitap yayımlar. Kitabı basan Remzi Yayınevi'nin isteği üzerine şimdi bu kitabı da Türkçe'ye çeviriyor
  

18 Nisan 2011 Pazartesi

Şarabın Kolesterol ve Kalp Hastalıklarının önüne geçtiği bilimsel olarak ispatlandı

Son zamanlarda sıkça duyulan şarabın insan sağlığına faydaları konusuna uzmanlardan açıklama geldi. Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği ve Tıp Fakültesi birimlerinin iş birliği ile 10 kişilik bir ekibin 5 yıldır sürdürdüğü çalışmalarda şarapların insan sağlığı üzerine etkileri incelendi. Araştırmanın sonuçlarına göre, şarabın içerisindeki bileşenler, kolesterol ve kalp hastalığı risklerini azaltmak için birebir.
Proje Başkanı ve Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Hatice Kalkan Yıldırım araştırmalar sonucunda organik ve organik olmayan kırmızı şarapların yüksek antioksidan aktiviteye sahip olduklarının ortaya çıktığını belirtirken, “Şarabın içerisinde tespit ettiğimiz fenolik bileşenleri ve bunların insan vücuduna olan etkilerini saptadığımızda şarabın kolesterolden, kalp hastalıklarına ve hatta kansere kadar birçok sağlık sorununun önüne geçebileceğini gördük. Araştırmalarımıza göre hiç alkol tüketmeyenlerin, günde 1-2 bardak şarap tüketenlere göre daha yüksek ölüm oranına sahip oldukları görülmektedir. Bu nedenle günlük alkol tüketimini optimum bir seviyede tutmak gerekmektedir" diye konuştu.

Belirli düzeyde alkol ölüm oranını azaltır
Alkol tüketimi ve insan sağlığı arasındaki ilişkiye bakıldığında, belirli düzeyde günlük alkol tüketimiyle ölüm oranı azaltılabilineceğini belirten Doç. Dr. Hatice Alkan, “Alkol tüketiminin artması ile risk de artmaktadır. Ancak hiç alkol tüketmeyenlerin, günde 1-2 bardak şarap tüketenlerle göre daha yüksek ölüm oranına sahip oldukları görülmektedir. Bu nedenle günlük alkol tüketimini optimum bir seviyede tutmak gerekmektedir. Yapılan çalışmalarda günlük olarak alınan 20-25 g alkolün, koroner kalp hastalık riskini %21-25 oranında azatlığı ortaya çıkmıştır. Bu durumda, sağlıklı erkekler için günlük doz 30-40 gram alkol (2-3 bardak), sağlıklı kadınlar için günlük doz 20-30 gram alkol (1-2 bardak)  önerilmektedir. Yüksek doz (günlük 113g alkol ve üzeri) alımı koroner kalp hastalıkları riskini arttırmaktadır" diye konuştu.
Koroner kalp hastalıkları riskinin azalması için en etkili alkollü içecek 'şarap'

Doç. Dr. Hatice Alkan, “Alkol alımının veya şarap tüketiminin, beslenme alışkanlıklarının yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak da değiştiği saptanmıştır. Bu olgu da koroner kalp hastalıklarını farklı şekilde etkilemektedir. Genel olarak sigara kullananlar, yüksek tansiyon, yüksek kolesterolü ve obezite sorunu olanlarda koroner kalp hastalık riski yüksek. Ancak sigara kullananlar, yüksek tansiyon, yüksek kolesterolü ve obezite sorunu olan düzenli bir şekilde ılımlı şarap tüketenlerde, koroner kalp hastalık riski düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer alkollü içkiler ile koroner kalp hastalıkları riski incelendiğinde, şarap tüketiminin bu riskin azalmasında en fazla etkili olduğu ortaya çıkmıştır"
Kırmızı şarap beyaz şaraba göre daha faydalı
Şarapların insan sağlığına fayda etmesinin nedeninin içerisinde bulunan fenolik bileşenler olduğunu belirten Doç. Dr. Hatice Alkan, “Bu bileşenlerin şarapta fazla ya da az bulunmasını etkileyen birçok faktör var. Bu faktörlerin en önemlilerini şarabın yapıldığı üzümün çeşidi, hasat zamanı, üretim tekniği ve yıllanma süresi şeklinde sıralayabiliriz. Kırmızı şarapların üretim sırasında geçirdikleri mayşe fermantasyonu (kabukları ile birlikte fermantasyon ) nedeni ile kırmızı şaraplarda fenol bileşikleri beyaz şaraplara göre 2-8 kat daha fazla olmaktadır" diye konuştu.

“Şarap üretimi artarsa, yararlarından faydalanma oranı da artacaktır"

Doç. Dr. Hatice Alkan, "Şarap ile sağlık arasındaki ilişki günümüzde en popülar konulardan biridir. Türkiye’de yaklaşık 525 bin hektar bağ alanında yılda yaklaşık 3.5 milyon ton üzüm üretimi gerçekleşmektedir. Üretilen üzümlerin yaklaşık %30’u sofralık, %37’si kurutmalık, %30’u pekmez, pestil, sucuk, şıra ve %3 şaraplık olarak değerlendirilmektedir. Türkiye, dünyanın beşinci büyük üzüm üreticisi olmasına rağmen ülkede şaraplık olarak değerlendirilen üzüm miktarı sadece %3’tür. Ülkemiz doğal kaynakları, bağ alanı, iklimi ve coğrafyası ile daha güçlü bağcılık ve şarapçılık merkezi olabilme potansiyeline sahiptir. Bunu değerlendirerek insan sağlığı için önemli adımlar atabiliriz" diye konuştu.

Melis APAYDIN-İZMİR

29 Mart 2011 Salı

Bir İşbirliği Girişimi

birvarmisbiryokmus.com
Bir varmış bir yokmuş. 16 marka internet için ortak şirket kurmuş...

200 milyar dolarlık perakende pazarında organize perakendenin payı her yıl artıyor. 2010'da bu pay 76 milyar dolara yani 118 milyar TL'ye ulaştı. Toplam 30 milyon internet kullanıcısının olduğu Türkiye'de e-ticaretin büyüklüğü 2009 yılında 10 milyar TL iken 2010 yılı sonunda yüzde 48 artışla 15 milyar TL’ye ulaştı. 2003’te bu rakam 260 milyon TL idi.

BKM verileri 2010’da yapılan her 100 liralık harcamanın yaklaşık 7 lirasının internetten gerçekleştiğini gösteriyor. Böyle bakınca, niçin herkesin e-ticarete girdiği de anlaşılıyor. Türkiye her alanda olduğu gibi burada da geç başlayıp, arayı hızla kapatacak gibi görünüyor.

2011 yılında önce Vakko, daybuyday ile ardından Boyner Holding morhippo.com ile eticarete girdi. Mayıs ayındaki üçüncü büyük girişim ise perakendenin 16 oyuncusundan geliyor. Hazır giyim, ayakkabı ve optikte 40 markayla hizmet veren 16 perakendeci internetin gücünü fark ederek, “Biz de bir şeyler yapalım” dedi.

Başkanlığını Hotiç'in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hotiç'in yaptığı Perabayt şirketinin internet sitesine de birvarmisbiryokmus.com adı verildi. Şirketin başkan yardımcısı da bu girişimin fitilini ateşleyen Abdullah Kiğılı. Sitenin yöneticisi Mehmet Hotiç, “Misyonumuz internet ortamında müşteriye sürekli fayda optimizasyonu yaratmak” diyor. Hotiç, hem lüks hem de orta sınıf markaların satışa sunulduğu sitenin mayıs ayında aktif hale geleceğini söylüyor. Şirketin 16 ortağı, toplam 40 markaya sahip. birvarmisbiryokmus.com'da başka markaların da satışa sunulması planlanıyor.

“Bu kadar çok seçenek varken yeni bir siteye ihtiyaç var mı?” sorusunu ise şirket ortaklarından Yalçın Ayaydın, “İnternet işi çok büyüyecek, bunun dışında kalmak olmaz. Herkes kısmetini yiyecek” diye yanıtlıyor.

16 ORTAĞIN 40 MARKASI VAR
Abdullah Kiğılı (Kiğılı Giyim)
Ahmet Can Tarkan (Dilasima Group)
Burak Çelet (Desa)
Burhan Özkan (Herşey İletişim)
Yüksel Başesgioğlu (Zeki Triko)
Kerem Gözalan-Furkan Gözalan (Converse-Asport)
Mehmet Hotiç (Hotiç Ayakkabı)
Ramazan Kaya (Saat&Saat)
Ümit Zaim (Derimod)
Ali Tahsin Özlenir (Diesel-Özlenir Giyim)
Tekin Acar (Tekin Acar Kozmetik)
Nejdet Ayaydın (İpekyol)
Yılmaz Yılmaz (Koton)
Gizem Burçetin (Genel Müdür) Aysel Balkan Sancaktar (Göz Group)
Mehmet Rıza Aytek (Vitrin Grup)

Alışverişin yüzde 7'si internetten yapılıyor
Vakko'nun büyük hissedarı olduğu ve geçtiğimiz günlerde ziyarete açılan e-ticaret sitesinin başında sektörün deneyimli isimlerinden Dinç Artman var. Private shopping’in Türkiye’de 3 yıllık bir geçmişi olduğu düşünüldüğünde bugün gelinen noktayı büyük bir başarı olarak değerlendiren Artman, “Yoğun geçen iş yaşamı, trafik ve ulaşım gibi pek çok sorun nedeniyle alışveriş bir keyif olmaktan çıkıyor. Daybuyday açılalı 3 hafta olmasına rağmen şu anda 100 bin üyeyi geçtik” diyor.

ESEN EVRAN/HT EKONOMİ

Üzüm bağlarının verimliliğini artıran akıllı robot

“Bu küçük robot 45 derece eğimli arazilere bile tırmanıp üzüm bağlarının haritasını dahi çıkarabiliyor. Bu aygıtı icat edenler bu durum...